KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/10507 E., 2012/21353 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; Davalı ile aralarında yaptıkları 6.6.2007 tarihli harici sözleşme ile 4 no’lu daireyi kendisine 26.500. Euro karşılığında sattığını, dairenin fiilen kendisine teslim edildiğini ve kendisi tarafından kiraya verildiğini, ancak davalının, dairenin tapusunu vermediğini ve ... olduğu daire bedelini de ödemediğini, bu nedenle icra takibinde bulunduğunu, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu bildirerek ... 6 İcra Müdürlüğünün 2008/11742 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun kötü niyetli itirazından dolayı % 40'dan icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Davalı; kooperatif hissesini devrettiğini, tapuyu devir sorumluluğunun dava dışı kooperatifte olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında yapılan harici taşınmaz satış sözleşmesinin geçersiz olduğu, bu nedenle tarafların birbirlerinden aldıklarını iade yükümlülüğü altında bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, takibin asıl alacak olan 56.778,90 TL üzerinden devamına, asıl alacak olan 56.778,90 TL nin % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2012/10507-21353
2-Taraflar arasında düzenlenen 6.6.2007 tarihli harici sözleşme ile davalı’nın kendisine ait 4 no’lu daireyi davacıya sattığı, satış bedeli olan 26.500. Euro’yu davalının aldığı, davacının kendisine satılan daireyi dava dışı kiracılara kiraya verdiği, ancak zaman içinde tapu devrinin yapılmadığı, dosya kapsamından anlaşılmakta olup, bu husus mahkemenin de kabulündedir..
Mahkemenin kabulünde de olduğu gibi tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşme resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersizdir (MK.705, BK.213, Tapu K.26 ve Noterlik K.60 maddeleri). Bu nedenle taraflar arasında yapılan harici sözleşme mülkiyetin nakli bakımından geçersiz olup, taraflar aldıklarını iade ile yükümlüdürler.
Dava konusu daire halen davacının tasarrufunda bulunup, dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere, taşınmazın dava dışı kişilere kiraya verilmiş olduğu da anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacının, satışa konu daireyi iade etmeden, ödediği satış bedelini davalıdan talep etmesi olanaklı değildir.
Teslim olmaksızın, ödenen paranın iadesi talebi ise yargılamayı gerektirir nitelikte bulunduğundan, mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, BOZMA nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK'un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/10507, K. 2012/21353, 27 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama