KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/11136 E., 2012/13621 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı davalı tarafından ... icra Müdürlüğünün 2011/4389 E.s.lı dosyası ile hakkında kambiyo senetlerine mahsus takip yapıldığını, davalı ile gelini arasında tanzim edilen satış sözleşmesinde kefil olduğunu, bu sözleşmeden doğan borca istinaden ... İcra Müdürlüğü 2006/4297 e.s.lı dosyası ile takip yapıldığını, borcun tamamen ödendiğini ve 03.06.2009 tarihli ibraname verildiğini ancak daha öncesinde davalı vekili ile görüşme yaparak ve ödendikten sonra geri verilmek üzere boş senet imzaladığını, borcun ödenmesine rağmen senedin kendisine teslim edilmediği ve takibe konulduğunu ileri sürerek, borçlu olmadığının tespiti ile 15.06.2008 tarihli senedin iptaline ve %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının ... İcra Müdürlüğünün 2006/4297 e.s.lı dosyasına mahsuben taksitler halinde 1050.00TL ödeme yaptığını, daha sonra bakiye alacak olan 2461.00 TL için ve maaşındaki haczin kaldırılması için 2461.00 TL bedelli senet aldıklarını ancak daha sonra bu bedelin ödenmemesi sebebiyle ... İcra Müdürlüğünün 2011/4389 E.s.lı dosyası ile takip başlattıklarını beyanla davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda senedin iptali ile borçlu olmadığının tespitine hükmetmiştir; hüküm, davacı tarafından kötüniyet tazminatı açısından temyiz edilmiştir.
15.06.2008 tarihli ve 2461.00 TL bedelli senetten sonra 03.06.2009 tarihli ibraname düzenlendiği ve bu ibranamede bu senetten bahsedilmediği görülmekle, ibranamenin düzenlenme tarihinden önceki bütün borçları kapsadığı ortadadır. Buna rağmen ibranameden önceki tarihli senedin icra takibine konulması kötüniyet göstergesi olarak değerlendirilmelidir. Kötüniyet tazminatının şartları oluşmuşken mahkemece kötüniyet tazminatına hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne varki bu husus yeni bir yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması usulün 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/11136, K. 2012/13621, 24 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama