KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/11156 E., 2012/23973 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; takip konusu senedi bir oto alımında teminat olarak dava dışı ... isimli şahsa 10.000.TL olarak düzenleyip verdiğini, daha sonra söz konusu senede karşılık çek göndermek suretiyle borcunu ödediğini, davalının damadı olarak tanıdığı dava dışı ... ismindeki şahıstan senedi alıp getirmesini istediğini, senedi istediğinde ise ...'ın “senedi yırtıp attım” cevabı verdiğini daha sonra söz konusu senedin rakam bölümüne (bir) yazı bölümüne (yüz) ilave edilmek suretiyle 110.000.YTL olarak tahrif edildiğini ve icra takibi yapıldığını, davalı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek, davalıya borçlu olmadığının tespitiyle, söz konusu icra takibinin iptaline, davalının %40 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Davalı; senedin verilen borç karşılığı alındığını belirterek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava konusu senedin başlangıçta 10.000 TL olarak düzenlendiği fakat daha sonra 110.000 TL olarak tahrif edildiğinin sabit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 110.000,00 TL bedelli bonodan dolayı davacının 100.000 TL asıl alacak için borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin 2012/11156-23973
takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K'nun 67/2 maddesi uyarınca icra takibinde bulunan alacaklının icra takibi yapmakta haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı davacı aleyhine tazminata hükmedilmesi mümkündür. Bir başka deyişle alacaklının icra takibi yapmakta haksız bulunmasının yanında kötüniyetli olduğunun belirlenmesi halinde tazminata hükmedilebilir. Mahkemece dava konusu senette tahrifat yapıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla senette tahrifat yaptığı kabul edilen davalının, davacı aleyhine icra takibinde bulunmasında kötüniyetli olduğunun kabulü gerekir. Açıklanan nedenle, davacı lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK'un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/11156, K. 2012/23973, 18 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama