KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2012/11477 E., 2013/7371 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava konusu kendisine ait taşınmazı davalıya sattığını, davalı tarafından satış bedelinin 150.000 TL kısmının ödendiğini, ancak kalan kısmın ödenmemesi nedeniyle davalı hakkında icra takibi yaptığını, davalının itiraz üzerine icra takibinin durduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 130.687 TL kısmına ilişkin itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili,davaya konu yerin devri için hazırlanan ödeme dosyasına göre davacıya 150.000 TL ödendiğini,kalan kısım için davacının belediyeden bir hak ve alacağının kalmadığına dair yazılı beyanda bulunduğunu,davacının dava açmasının hukuki dayanağının bulunmadığı belirterek davanın reddi ile davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilerek davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmiş olup,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K.'nun 72/5. maddesi uyarınca alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanı sıra, alacaklının ayrıca kötüniyetli olması da gerekir. Başka bir deyişle, alacaklı icra takibi yapmakta kötüniyetli değilse aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez.
Dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak taşınmazın satışına konu resmi tapu senedindeki satış değeri ve tüm dosya kapsamına göre davacının haksız ve kötüniyetli takip yaptığının ispat edilemediğinden davacı aleyhine kötüniyet tazminatı şartlarının oluştuğu kabul edilemez. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/11477, K. 2013/7371, 25 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama