KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/11816 E., 2012/13462 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kooperatif tarafından hakkında ... İcra Müdürlüğü' nün 2008/1734 esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığını, takibe dayanak borç senedinde herhangi bir imzasının bulunmadığını, bu senetle ilgili davalıdan herhangi bir alışverişinin olmadığını, kriminal inceleme yapıldığı takdirde imzanın kendisine ait olmadığının anlaşılacağını, takibin kötüniyetli olarak yapıldığını ileri sürerek takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine %40'dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, davacı borçlunun dava konusu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve asıl alacak olan 2.858,55 TL' nin %40 oranında 1.143,42 TL kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK. 72. maddesi uyarınca açılmış olan menfi tespit davasında, dava açılmasına neden olan icra takibinin haksız ve kötüniyetli olması gerekir. Davalının yaptığı icra takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu ispat edilmemiştir. Alacaklının alacağın varlığını kanıtlayamaması, takibin haksız ve kötüniyetli olduğunu göstermez. Mahkemece davacı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilmesi yanlış olup, bozmayı gerektirir. Ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/11816, K. 2012/13462, 24 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama