KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/13128 E., 2012/16316 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı komisyoncu olarak, davalı alıcıya dava konusu daireyi gösterip, satıcı ile biraraya getirdiğini, bu konuda aralarında 09.01.2011 tarihli Gayrimenkul Görme ve Hizmet Bedeli Sözleşmesi ile 11.01.2011 tarihli Satış Kaparo Sözleşmesi düzenlendiğini, davalının taşınmazı satın almaktan caydığını söyleyip 2000 TL Kaparo iadesini talep ettiğini, 12.01.2011 tarihinde kaporayı iade ettiğini, sonrasında davalının kendisini devre dışı bırakarak taşınmazın 03.03.2011 tarihinde kat malikinden davalının gelini ... tarafından satın alındığını, sözleşmeye göre,
davalının komisyoncuyu devre dışı bırakarak satın alması halinde 205.000,00 TL üzerinden % 3+KDV nispetinde komisyon ödemeyi kabul ettiğini belirterek 7.257,00 TL komisyon bedelinin 09.01.2011 tarihinden işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı, gayrimenkul sahibi ile davacı komisyoncu arasında yazılı yetki sözleşmesi yapılmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, taraflar arasında yazılı tellallık sözleşmesi bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki 09.01.2011 tarihli Gayrimenkul Görme ve Hizmet Bedeli Sözleşmesinde “söz konusu yeri bir yıl içinde şahsım, ortağı veya çalışanı bulunduğum şirket ortakları, şirketin ortak olduğu kuruluşlar ya da kan sıhri hısımlarım satın aldığı taktirde yazılı satış bedelinin % 2012/13128-16316
3+KDV'sini hizmet bedeli olarak ödemeyi taahhüt ediyorum” şeklinde düzenleme mevcttur. Davacı tellalın sözleşmede yazılı taşınmazı göstermesinden sonra davalının gelini tarafından bağımsız bölümün satın alındığı ihtilafsızdır BK. 404. maddesinde belirtildiği üzere, “tellallık bir akittir ki, onunla tellal ücret mukabilinde bir akdin yapılması imkanını hazırlamayı veya akdin icrasına tavassut etmeyi” üstlenir.
Yine BK.' nun 405. maddesi gereği de “yaptığı hazırlık veya icra eylediği tavassut akdin icrasına müncer olunca da tellal ücrete müstehak olur” O halde somut olayda taraflar arasındaki sözleşmenin tellalık sözleşmesi olarak kabulü gerekir.
Davacı tellal, davalıya taşınmazı göstermiş ve sözleşmede belirtilen sürede de davalı, davacı ile yaptığı sözleşmeyi ortadan kaldırmadan davacının gösterdiği taşınmaz davalının gelini adına satın alınmış olduğuna göre, artık tellal üzerine düşen görevi yerine getirmiş ve ücret istemeye hak kazanmıştır. Bu yön gözetilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/13128, K. 2012/16316, 21 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama