KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/13738 E., 2012/21449 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
530 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kurumun yaptığı ihaleyi kazanarak sözleşme imzalandığını, 1.1.2008-31.12.2009 tarihleri arasında davalıya özel güvenlik hizmeti verdiklerini, sözleşmenin 24 ay süre ile 16 işçi üzerinden düzenlendiğini, toplam götürü bedelin sözleşmede gösterildiğini, ancak bu işçilerin ... kanunu hükümlerine göre yıllık izinlerinin kullandırıldığını, sözleşme 16 işçi çalıştırılması üzerine imza edildiğinden izne ayrılan işçilerin yerine geçici eleman tutup çalıştırdığını, davalının eksik işçi çalıştırılmasına Müsaade etmediği gibi izne ayrılan işçiler yerine çalıştırdığı işçilerin ücret ve sair haklarının kendisi tarafından ödendiğini,
bu durumun sözleşme imzalanırken öngörülmeyen bir durum olduğunu ancak davalının bu fazladan çalıştırılan işçiler için yaptığı masrafları ödemeyi kabul etmediğini, kamu ihale kurumun tebliği üzerine bu giderlerin ödenmesinin zorunlu olduğunu bildirerek faizi ile birlikte 6.438,57 TL içinn yaptığı takibe yöneltilen itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, sözleşmenin 16 işçi çalıştırılması gerekliliği üzerinden imzlandığını, bunun aksine bir düzenleme olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm,davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı, davalı kurumun yaptığı ihaleyi kzanarak sözleşme 2012/13738-21449
İmzalandığını, 1.1.2008-31.12.2009 tarihleri arasında davalıya özel güvenlik hizmeti verdiklerini, sözleşmenin 24 ay süre ile 16 işçi üzerinden düzenlendiğini, toplam götürü bedelin sözleşmede gösterildiğini, ancak bu işçilerin ... kanunu hükümlerine göre yıllık izinlerinin kullandırıldığını, sözleşme 16 işçi çalıştırılması üzerine imza edildiğinden izne ayrılan işçilerin yerine geçici eleman tutup çalıştırdığını, davalının eksik işçi çalıştırılmasına Müsaade etmediği gibi izne ayrılan işçiler yerine çalıştırdığı işçilerin ücret ve sair haklarının kendisi tarafından ödendiğini,
bu durumun sözleşme imzalanırken öngörülmeyen bir durum olduğunu ancak davalının bu fazladan çalıştırılan işçiler için yaptığı masrafları ödemeyi kabul etmediğini, kamu ihale kurumun tebliği üzerine bu giderlerin ödenmesinin zorunlu olduğunu bildirerek faizi ile birlikte 6.438,57 TL içinn yaptığı takibe yöneltilen itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, sözleşmenin 16 işçi çalıştırılması gerekliliği üzerinden imzlandığını, bunun aksine bir düzenleme olmadığını savunmuştur. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin incelenmesinde 24 ay süre ile 16 işçi üzerinden toplam götürü bedelin belirtildiği, davacının 1.1.2008 ila 31.12.2009 tarihleri arasında hizmet verildiği, 26.12.2007 tarihli sözleşmenin, sözleşme ve şartname hükümlerine göre ifa edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının izne ayrılan işçiler yerine masrafını kendisi karşılayarak çalıştırdığı işçiler bakımından taraflar arasındaki sözleşmede bir düzenleme yapılmamıştır. 2.8.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Kamu İhale Tebliğinde izne ayrılan işçiler yerine işçi çalıştırılmasının işverence talep edilemeyeceği, işçi sayısının buna göre düzenlenerek sözleşme imzalanacağı konusunda düzenleme getirmiştir.
Nevarki bu tebliğ taraflar arasındaki ihale ve sözleşme yapıldıktan sonra yürürlüğe girmiş, tebliğin geçici 1.maddesinde ise bu tebliğin yayımından önce ilanı ve duyurusu yapılan ihaleler kapsam dışı bırakılmıştır. Bu durumda taraflar sözleşme hükmü ile bağlıdır. Dava konusu olay sonradan öngörülemeyen bir durum olmadığı gibi işin gereği gibi ifa edilmesine de engel olmamıştır.
Buna göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/13738, K. 2012/21449, 27 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama