KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2012/13743 E., 2013/8534 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... Nar ile davalı vekili avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında gayrimenkul görme ve hizmet sözleşmesi imzalandığını, davaya konu villayı davalıya gösterdiğini fakat davalının kendisini devre dışı bırakarak villayı babası adına satın aldığını ve komisyon ücretini ödemediğini, bundan dolayı davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının itirazda bulunduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının villayı kendilerine gösterdiğini fakat davacının villanın sahibi tarafından satış için yetkilendirilmediğini öğrendikleri için dava konusu villayı babasının sahibinden satın aldığını, davacının satışa aracılık etmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı arasında 05.04.2011 tarihli gayrimenkul görme ve hizmet sözleşmesi imzalandığı ve satın alınacak dava konusu taşınmazın gösterildiği sabit olup davalı imzaladığı sözleşme ile davacı komisyoncunun aradan çıkartılarak taşınmazın kendisi ya da yakını tarafından satın alınması halinde satış bedelinin %3+KDV oranında komisyon bedeli ödemeyi taahhüt etmiş, bilahare taşınmaz sözleşmeden sonra sahibinden davacı komisyoncu aradan çıkartılarak davalının babası tarafından satın alınmıştır.
Borçlar Kanununun 404. maddesinde belirtildiği üzere, tellallık bir akittir ki, onunla tellal ücret mukabilinde bir akdin yapılması imkanını hazırlamayı veya akdin icrasına tavassut etmeyi üstlenir. BK' nun 405. maddesi gereğince de yaptığı hazırlık veya icra eylediği tavassut akdin icrasına müncer olunca da tellal ücrete müstehak olur.
Olayımızda da davacı tellal, davalıya taşınmazı göstermiş ve sözleşme gereği davalı, davacı ile arasındaki sözleşmeyi fesh etmeden taşınmazı babası adına satın aldığına göre, tellal üzerine düşen görevi ifa etmiş ve sözleşmede belirtilen oran üzerinden ücret istemeye hak kazanmıştır. Mahkemece, bu yönler gözetilmeden aksine düşüncelerle ve yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/13743, K. 2013/8534, 3 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama