KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/14132 E., 2012/19231 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirket ile kredi kullanmak üzere 2003 yılında sözleşme imzaladığını fakat takibe dayanak yapılan kredi sözleşmesini imzalamadığını, böyle bir sözleşmenin davalı tarafından imzalanmadığı gibi kendisi tarafından da kredi kullanılmadığını ileri sürerek ... 5. İcra Müdürlüğü' nün 2010/975 esas sayılı dosyası ile başlatılan takipten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine % 40' tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile takip konusu kredi nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, asıl alacak üzerinden % 40 oranında kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandıgı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına gore davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K.nın 72/5 maddesi uyarınca menfi tespit ve istirdat davalarında borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın alacaklıdan tahsiline karar verilir. Bu maddeden anlaşılacağı üzere 2012/14132-19231
alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanı sıra kötüniyetli olması da şarttır. Bir başka deyişle kötüniyetli olmayan veya kötüniyetli olduğu ispat edilemeyen alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilemez. Dava konusu olay değerlendirildiğinde kötüniyetli olduğu ispatlanamayan davalı banka aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi doğru değildir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. Ne var ki yukarıda belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7. maddesi geregince hükmün duzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmistır.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/14132, K. 2012/19231, 12 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama