KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/14244 E., 2012/22645 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar (..., ... ve ...) avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ...'nun ... Bankasına olan 48.500,00 TL borcunu ipotek sahibi, müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla ödeyerek evini ipotekten kurtardığını, ... Bankasının halefi olarak alacaklı durumuna geldiğini ileri sürerek, 51.400,00 TL nın borçlu Mesut ve kefilleri olan diğer davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, hüküm kısmında belirtilen miktarların tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ve kredi limitleri dahilinde sorumlu olmak kaydıyla davanın kabulüne, dava tarihi itibariyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı ...'un borcun tamamından, diğer davalılardan kefalet miktarıyla sınırlı olarak borçtan sorumlu oldukları gerekçesiyle bu davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ...'nun tüm, davalılar ... ve ...'in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı hem ipotek veren, hem de açılan krediye müteselsil kefil olan durumundadır. Davacının ipotek veren ve kefil sıfatıyla dava konusu borcu ödediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı, kefil olan diğer davalılara ancak kendi sorumlulukları dahilinde rücu hakkına sahiptir. Daha açık bir ifadeyle davacının ödemek zorunda kaldığı miktar, her kredi sözleşmesi gereğince kefil sayısına bölünmeli ve davalı kefillerden ancak kendi kredi kefalet limitleri dahilinde sorumlu tutulmasına karar verilmelidir. Hal böyleyken her kefilin kredinin tamamından sorumlu tutulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/14244, K. 2012/22645, 10 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama