KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/14312 E., 2012/21492 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılara borç para verdiğini karşılığında dava konusu çek'i aldığını, ancak çek süresinde ibraz edilmediğinden kambiyo senedi vasfını yitirdiğini, çek bedeline konu alacağın tahsili amacıyla davalılar hakkında icra takibi yaptığını, davalıların itirazı üzerine icra takibinin durduğunu belirterek; haksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin davacıdan dava konusu 37.418 TL bedelli çek karşılığı borç para aldıklarını,bu çek bedelinin zamanında ödenememesi üzerine davacı ile görüşülerek bu çekin geri verilmesi kaydıyla 50.000 TL bedelli yeni bir çek ve 10.500 TL bedelli bono verdiklerini,ancak davacının her iki çeki ve bonoyu icra takibine koyduğunu,dava konusu çeke ilişkin icra takibi dışındaki icra takiplerine itiraz edilmediğini ve bu çeke ilişkin borçlarının olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davalıla...ve ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalı şirket hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm,davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar 2012/14312-21492
tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiği ve şartları oluşmadığı gerekçesiyle bu istemin reddedilmiş olması bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. nun 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/14312, K. 2012/21492, 1 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama