KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/14711 E., 2012/20841 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
521 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; davalılar tarafından ... 7.İcra Müdürlüğünün 2007/3909 esas sayılı dosyasında hakkında icra takibi yapıldığını,icra takibinin sebebi olarak ... 25 noterliğinin 08145 no ile 17/04/2007 tarihli ihtarnamesinin gösterildiğini, davalıların murisi ve kendisinin kardeşi olan ... ...'ın 26/07/2005 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini, kazaya karışan aracın sigortalayanı İsviçre ... A.Ş.
Tarafından davalı mirasçılar adına 32.575 YTL ödeme tahakkuk ettirildiğini,bu parayı davalıların kendisine verdikleri vekaletname ile ... şirketinden tahsil ettiğini, parayı tahsil ettikten sonra kardeşinin borçlarını ödediğini, kardeşinin cenaze masraflarını karşıladığını, paranın geriye kalanını da davalılara verdiğini belirterek borçlu olmadığının tespitine, dava tarihine kadar icra dosyasına ödediği paraların da davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar,davanın reddini dilemişlerdir..
Mahkemece, davalılar ... ve ... ... ... aleyhine açılan davanın husumetten,davalı ... aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı ... kendisine asaleten çocukları olan ... ... ve ...'e velayeten davalı aleyhine icra takibi yapmış olup, dava da bunların üçü aleyhine icra takibinden dolayı menfi tespit davası olarak açıldığına göre davalılar ... ... ve ... açısından da davanın esası incelenip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Davalılar, verdikleri vekaletname uyarınca ... şirketinden tahsil edilen paranın davacı tarafından kendilerine ödenmediğini belirterek icra takibinde bulunmuş, takibin kesinleşmesi üzerine davacı, tahsil ettiği paranın bir kısmıyla davalıların murisinin borçlarını ödediğini, bir kısmını cenaze masraflarına harcadığını, kalan kısmını da davalılara iade ettiğini ileri sürmek suretiyle borçlu olmadığının tespiti istemiyle eldeki dava açmıştır.
Taraflar arasındaki ilişki vekalet akdinden kaynaklanmaktadır. Yasal dayanağı BK'nın 392. maddesidir. Bu madde hükmüne göre vekil, müvekkilinin talebi üzerine yapmış olduğu işin hesabını vermeye ve her ne surette olursa olsun vekil olarak müvekkili adına almış olduğu her şeyi müvekkiline ödemeye mecburdur. Hal böyle olunca, davacının davalıların murisinin borcu nedeniyle kime ne kadar ödemede bulunduğunu yasal delillerle ispatı gerekir.
HUMK’ nun 288. maddesinde belirtilen miktarı geçen hukuki işlemlerin varlığı tanıkla ispat olunamaz. Anılan yasanın 289. maddesi gereğince senetle ispatı gereken hususlarda, bu yön hakim tarafından hatırlatıldıktan sonra karşı tarafın açık muvafakati halinde tanık dinlenebilir. Yasanın bu açık hükümleri karşısında olayda miktar itibariyle tanık dinlenemez.
Hal böyle olunca mahkemece, davacıdan ibraz edilen senet ve makbuz asıllarının dosyaya ibrazının sağlanması, makbuz ve senetlerde belirtilen ödemelerin kimin tarafından yapıldığı hususunun irdelenmesi, davacının davalıların murisinin borçları nedeniyle kime ne kadar ödemede bulunduğu, cenaze masrafı olarak ne kadar harcama yaptığı,tahsil ettiği paranın ne kadarını davalılara ödediğinin açıklattırılması, bu husustaki delillerinin sorulması,
deliller toplandıktan sonra dosyanın bilirkişiye tevdii ile,davacının alacağının bulunup bulunmadığının tespiti, alacağın varlığının tespiti halinde, davalıların icra takibinde işlemiş faiz taleplerinin de bulunması nedeniyle talep edebilecekleri faiz irdelenmeden davanın tümden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/14711, K. 2012/20841, 24 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama