KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2012/15112 E., 2013/11050 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
524 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı-karşı davacı vekili avukat ... ile davacı-karşı davalı vekili avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının kardeşi olduğunu, babaları ...'in 5.10.1998 yılına vefat ettiğini, kendi adına ve murisle ortak banka hesaplarında bulunan paralar üzerinde verilen vekaletname ile aleyhinde tasarrufta bulunduğu, babasının ölümü ile vekaletin son bulduğu halde tasarrufa devam ederek kendisini zarara uğrattığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 100.000 Dolar alacağının faizi ile tahsiline, 26.9.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile de 1.942.109, 25 Doların tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, zamanaşımının dolduğunu, davacı ve murisinin verdiği vekaletname ile tasarrufta bulunduğunu, davacı ile ortak hissedar oldukları şirketlerin yurtdışındaki bazı şirketlerle kurduğu ortaklıklar nedeniyle paraların transfer edildiğini savunarak davanın reddini dilemiş, birleştirilen dava dosyası ile de murislerine ait banka hesabından davacının çektiği, 359.328, 25 Dolardan hissesine düşen bedelden şimdilik 10.000 Doların faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece asıl davanın kısmen kabulü ile, 1.624.626, 31 Dolar dava ve ıslah tarihleri gözetilerek faizi ile davalıdan tahsiline, birleşik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı davalıya verilen vekaletname ile banka hesaplarından hissesini aşar biçimde yapılan tasarruf nedeniyle alacağının tahsili için eldeki dava açılmıştır.Davalı taraf davanın reddini savunmakla birlikte açtığı davasında davacının da murisin banka hesabından çektiği paradan hissesine düşen bedelin tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yargılama yapılmıştır.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının alacağı hesaplanırken davacı ...'ın murisin hesabından çektiği 359.328, 25 Dolar paradan davalının hissesine düşen miktar için Şafak'ın fazla tasarrufta bulunduğu tesbit edildikten sonra,
bu miktarın davacı ...'ın alacağından mahsup edilmek suretiyle davacı ...'ın 1.624.626, 31 Dolar alacağı olduğu tesbit edilerek bu miktarın tahsiline, birleşik dava yönünden ise birleşik davanın davacısı Önder'in talep ettiği bedel ana davanın alacağından mahsup edildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Birleşen dosya davacısının davasında haklı olduğu,
alacağının oluştuğu bilirkişi raporu ile belirlenmiş olduğu gibi mahkemenin de kabulündedir.Birleşen dava alacağının ana dava alacağından mahsubu sonucu birleşen davanın reddine karar verilmesi birleşen dosya davacısını davasında haksız durumunda bıraktığı gibi, fazlaya ilişkin haklarının ileri sürülmesi faiz talebi ve yargılama giderleri ve ücreti vekalet takdirine ilişkin hususlarda da birleşen dosya davacısı aleyhine hak kaybı oluşturması nedeniyle bu şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.Mahkemece,
birleşen dosya hakkında müstakil hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde mahsup suretiyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalı-birleşen dosya davacısının sair temyiz itirazları incelenmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/15112, K. 2013/11050, 2 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama