KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/16547 E., 2012/25130 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında 16/12/2005 tarihli imar-kadastro tesis sözleşmesi yapıldığını bu sözleşmeye göre davacının ... ili .... ilçesinde bulunan 304 ada 6 parsel sayılı taşınmazının davalıya devretmeyi,davalının da 2 adet 100 m2lik konut vermeyi karşılıklı olarak taahhüt ettiklerini davacının taşınmazı üzerinde bulunan gecekondulara kıymet takdir komisyonu tarafından kıymet takdir edildiğini,sözleşmede davacıya 200,00 tl kira yardımı yapmayı bu yardımın konutlar teslim edilinceye kadar süreceğini taahhüt ettiğini ancak yükümlülüklerini yerine getirmediğini kira yardımı yapmadığını enkaz bedeli nazara alınarak hesaplama yapıldığını
gecekonduların 24.246,00 tl değeri için şimdilik 7.000,00 tl kira yardımı içinde fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 500,00 tl kira yardımı alacağının tahsilini talep etmiş. Davacı davasını ıslah ederek yapı bedeli olarak 24.246,00 tl kira yardımını da 8.787,00 tl olarak talep etmiştir.Davacı ...
12.Asliye hukuk mahkemesinin 2010/503 e.sayılı dosyasıyla aynı konuda ve aynı nedenlere dayalı olarak20.689,00 tl miktar üzerinden ek dava açmış ve işbu dava ile birleştirilmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, asıl ve birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-HMK.nun 297/2.maddesinde “hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin
taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir” düzenlemesi uyarınca her bir dava dosyası için ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, hüküm fıkrasında asıl ve birleştirilen dava dosyaları ile ilgili ayrı ayrı hüküm oluşturulmamıştır. Mahkemece, birleştirilen her bir dava ayrı ayrı kararda gösterilmeden ve hakkında hüküm oluşturulmadan verilen karar usule aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/16547, K. 2012/25130, 7 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama