KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/16832 E., 2012/22826 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddineyönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı ...'ın davalı bankadan kullandığı krediye müşterek müteselsil kefil olarak taraf olduğunu, borçlu tarafından taksitlerin ödenmemesi üzerine davalı banka tarafından hesabın kat edildiğini, yasal işlem başlayacağının ihtar edildiğini, müvekkilinin icra takibine maruz kalmamak için davalı banka şubesine giderek mağduriyetini dile getirdiğini ve ödeme karşılığında alacağın temlik edileceğinin kendisine bildirildiğini, müvekkilinin 01/02/2011 tarihinde 42.000,00 TL ödeme yaptığını, noterlikten düzenlenen temlik sözleşmesi imzalandığını,
müvekkilinin banka ile yapmış olduğu temlik sözleşmesi ile alacağın teminatı olan ... ili Çukurova İlçesi ... mah.
3. Pafta ... parsel ... numaralı bağımsız bölüm üzerinde bulunan ipoteğe güvenerek kredi borçlusu ile borcun ödenmesi konusunda görüşmeye başlandığını, bu görüşmelerden olumlu netice alamayan müvekkilinin yapılan ihtara rağmen borç ödenmeyince icra takibi yoluna başvurmak üzere tapu kayıtlarının incelendiğini, alacağın teminatı niteliğindeki ipoteğin 21/03/2011 tarihinde terkin edildiğini,
terkin akabinde ise devirlerin gerçekleştiğinin öğrenildiğini belirterek müvekkili tarafından ödenen ve temlik sözleşmesinden sonra davalı tarafından ipoteğin terkin edilmesi nedeniyle tahsil imkanı kalmayan 42.000,00 TL nin ödeme tarihi olan 01/02/2011 tarihinde başlamak üzere bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2012/16832-22826
Davalı vekili cevabında, davacının kefil olarak asıl borcu ödemesi üzerine alacağı tüm teminatları ile birlikte temlik aldığını, bundan sonra dava dışı asıl borçlunun ipoteğin kaldırılması talebinde bulunması üzerine sistemde meydana gelen teknik arıza nedeniyle o an için temlik sözleşmesi gereği davacıya temlik edilmiş ipotek hakkı için fek yazısı yazılarak borçluya verildiğini, onun da ipoteği kaldırarak taşınmazı kötüniyetle başkasına sattığını, açılan davanın haksız fiile dayalı olduğunu, ancak henüz alacağının kesi surette tahsil edilememesi olgusunun gerçekleşememesi nedeniyle tazminat şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, temlik sözleşmesi ile devralınan teminatın usulsüz kaldırılması nedeniyle haksız fiil iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davalı, henüz zararın gerçekleşmemesi nedeniyle tazminat şartlarının oluşmadığını savunduğu cevabında, söz konusu durumun banka bilgisayar sistemindeki teknik aksaklıktan ötürü alacağın ipotek hakkı ile birlikte temliki sözleşmesinin görülmemesinden kaynaklandığını beyan ettiğine göre davalının kusurlu olduğu sabittir. Bu halde davanın kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/16832, K. 2012/22826, 11 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama