KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/20758 E., 2012/27602 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile imzalanan 2010-2011 dönemine ait sözleşme sürecinde kendilerine 5510 sayılı kanunun 81.maddesi gereğince işveren prim oranlarında Devlet tarafından %5 oranında indirim sağlanmış olmasına rağmen davalı tarafından indirimden faydalandığı dönemde hakedişlerden kesinti yapıldığını, yapılan kesintinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 11.120,35 TL’nin alacağın farklı tarihlerdeki kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne, 11.120,35 TL toplam alacağın hakediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, hakedişlerinden haksız olarak kesilen alacağın kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece dava konusu 2012/20758-27602
11.120,35 TL alacağın hakediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir. Davacının faiz talebinde bulunabilmesi için davalının temerrüde düşmüş olması gerekir. Davacı Borçlar Kanunu 101. maddeye göre davalıyı temerrüde düşürmememiştir. BK.nun 101. maddesi hükmüne göre muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. O halde dava konusu alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Nevar ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HMUK.un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/20758, K. 2012/27602, 3 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama