KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/21878 E., 2012/30172 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 16.05.2006 tarihinde davalı Belediyeden 13 nolu bağımsız bölümü satın aldığını, diğer davalının da yüklenici olarak inşaatların yapımını üstlendiğini, dairelerin ayıplı ve kusurlu olarak teslim edildiğini ileri sürerek fazla hakları saklı kalmak kaydıyla ayıp giderilme bedeli olan 2670,00 TL nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ile davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince;
Davacı eldeki davayı açmadan önce mahkeme marifeti ile konuttaki ayıpları tespit ettirmiştir. 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu (HMUK)’nun 374.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun 405.maddesi hükmü gereğince delil tespiti dosyası asıl dosyanın eki sayılır ve onunla birleştirilir.
Bu durumda konuttaki ayıpların tespitini kapsayan dosyada yapılan masrafların da yargılama giderleri içerisinde 2012/21878-30172
sayılacağında kuşku bulunmamaktadır. Mahkemece talep olmasa dahi yargılama giderlerine davanın kabul ve ret durumuna göre resen hükmedilmesi gerekir. Davacı, tespit dosyasında yaptığı masrafların da davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verildiğine göre, davacının delil tespiti dosyasında yaptığı yargılama giderlerin de davalılardan tahsiline hükmedilmesi gerekirken, bu hususta hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7.maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/21878, K. 2012/30172, 27 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama