İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2012/22513 K.2013/18141

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli…

Esas2012/22513Karar2013/18141Tarih2 Temmuz 2013Okuma6 dk · 1.170 kelime

KÜNYE

13. Hukuk Dairesi 2012/22513 E., 2013/18141 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Temmuz 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.170 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılardan ... vekili Avukat ... ve diğer davalı ... vekilleri Avukat Dr. ... ve Avukat ... ile davacı vekili Avukat ...'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı ...’nun vekili olarak, ... 2. Asliye Hukuk mahkemesinin 2011/319 esas sayılı dosyası ile diğer davalı ...

Kirişoğlu aleyhine tapu iptal tescil davası açtığını, davanın kabulüne ilişkin verilen hükmün bozulduğunu, davanın tarafları arasında “12.04.2010 tarihinde tasfiye ve sulh protokolü imzalanıp dava konusu taşınmazın diğer davalı ...’ya satıldığını” temyiz aşamasında öğrendiğini, bozma sonrasında davanın yeni malik ...’ya yöneltildiğini, davalı ...’in 13.1.2012 tarihinde bilgisi ve muvafakatı olmadan davadan feragat etmesi üzerine davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğini, Avukatlık Kanununun 165. maddesi gereğince davalıların vekalet ücretinden müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek,

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 10.000 TL ücret alacağının, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, 22.6.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle de talep miktarını 1.101.401,80 TL’ye çıkarmıştır.

Davalı ..., ... 2. Asliye Hukuk mahkemesinin 2011/319 esas sayılı dosyasında, davanın tarafları arasında 12.4.2010 tarihinde protokol düzenlendiğinin, davacı tarafından da bilindiğini, nitekim aynı gün davacı avukat tarafından taşınmaz üzerindeki tedbirin kaldırılması için dilekçe verildiğini, ancak bu aşamadan sonra kötüniyetli olarak sadece vekalet ücreti alabilmek için yargılamanın devam ettirildiğini, taşınmazın satıldığının da mahkemeden gizlendiğini, kaldı ki bozma üzerine davanın HUMK’nun 186. maddesine göre, temellük eden diğer davalı ...’ya yöneltildiğini, bu şekilde davanın yeni

2012/22513- 2013/18141

malike yöneltilmesi suretiyle, kendisi hakkındaki davadan sarfınazar edildiğini, bu aşamadan sonra davalı sıfatından çıkarılmış olması nedeniyle aleyhine bir karar verilmesinin mümkün olmadığını, dolayısıyla dava konusu ücret alacağının da muhatabı olamayacağını savunarak, davalı ... ise, satışa çıkarılmış bir arsayı, tapu kaydına istinaden ve tapuda malik olan kişiden bedelini ödeyerek satın aldığını, davacıya karşı herhangi bir sorumluluğunun olmadığını savunarak, davanın reddini dilemişler, davalı ... ise davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, Avukatlık Kanununun 165. maddesi gereğince vekalet ücretinden davalıların müteselsilen sorumlu oldukları kabul edilerek, sulh ve tasfiye protokolüne göre, ücrete esas matrahın 7.336.012,00 TL olması nedeniyle, Avukatlık Kanununun 164/4. maddesinde öngörülen %10-%20 arasındaki seçeneklerden, takdiren %20 oranındaki ücrete hak kazanıldığı, ancak talebin %15 oran üzerinden olması nedeniyle davacının toplam 1.100.401,80 TL vekalet ücreti talep edebileceği belirtilerek, davanın kabulüne, 10.000,00 TL'lik miktara 23.02.2012 dava tarihinden, 1.090.401,80 TL'lik miktara ise 22.06.2012 ıslah tarihinden itibaren yasal faiz yürütülerek davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalılar ... ve ... tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

Temyiz talebinde bulunan davalılar yönünden taraflar arasında sözleşme ilişkisi mevcut olmayıp, dava Avukatlık Kanununun 165. maddesinden kaynaklanmaktadır. Anılan maddede, “sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşma ile sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde her iki taraf, avukatlık ücretinin ödenmesi hususunda avukata karşı müteselsilen sorumludurlar.” Hükmü mevcut olup, davacı bu maddeye dayanarak, müvekkili olan davalı ...’e vekaleten açmış olduğu tapu iptal tescil davasının, davanın tarafları arasında sulh protokolü yapılması ve sonrasında da davacı asil ... tarafından davadan feragat edilmesi üzerine, davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğini belirterek, vekalet ücretinin müvekkili ve diğer davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

Ücret talebine konu olan ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/319 esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde;

Davanın ...’na vekaleten Avukat ... tarafından, 13.11.2008 tarihinde ... aleyhine tapu iptal ve tescil istemiyle açıldığı, talep üzerine taşınmazın tapu kaydına tedbir konulduğu, yargılama devam etmekte iken, davacı vekili olan Av.... tarafından bizzat verilen 13.4.2010 tarihli dilekçe ile taşınmaz üzerindeki tedbirin kaldırılmasının istenildiği, mahkemece de aynı tarihli kararla tedbirin kaldırıldığı, bundan sonra yine davaya devam edilip, 30.12.2010 tarihinde “davanın kabulüne” ilişkin olarak verilen ilk hükmün, davalı ...’nun, “dava konusu taşınmazın yargılama sırasında, protokol yapılmak suretiyle satıldığı, kendisinin Amerika’da yaşadığı, davadan feragat edileceği beyan edilmesine rağmen, feragat edilmeyip vekalet ücreti alabilmek için davaya devam edildiği, taşınmazın satıldığının

2012/22513- 2013/18141

Mahkemeden gizlendiği” şeklindeki temyiz talebi üzerine, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi tarafından, “taşınmazın yargılama sırasında satılmış olması nedeniyle HUMK’nun 186. maddesine göre davacıya seçimlik hakkı hatırlatılmadan karar verilmiş olması” yönünden kararın 14.6.2011 tarihinde bozulduğu, bozma sonrasında yine Av.... tarafından vekaleten verilen 6.12.2011 tarihli celsedeki beyan ve 9.12.2011 tarihli dilekçe ile, davanın yeni malik ... Tatlıca yöneltildiği, adı geçenin 23.12.2011 tarihli dilekçesini mahkemeye sunduğu, bundan sonra ise davacı asil ... tarafından verilen 13.1.2012 tarihli dilekçe üzerine, davanın aynı tarihte feragat nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Dosyada mevcut olan ve söz konusu davanın tarafları olan ... ve İbrahim ... arasında düzenlenen 12.4.2010 tarihli “Tasfiye Protokolü”nde, tapu iptal tescil dosyasına konu olan taşınmazın, üzerindeki tedbir kaldırılarak satılıp bedelinin paylaşılması konusunda anlaşmaya varıldığı, davacı avukatın bu protokolden, yapıldığı tarihten itibaren haberdar olduğu, nitekim protokolle aynı tarihte bizzat kendisi tarafından verilmiş olan dilekçe ile, protokole uygun olarak taşınmaz üzerindeki tedbirin kaldırıldığı görülmektedir.

Tapu iptal tescil davasına konu olan taşınmazın yargılama sırasında, üçüncü kişiye satılmış olması nedeniyle, Yargıtay 14. Hukuk dairesinin bozma ilamında da değinildiği gibi, HUMK 186. maddesine göre davacı bu durumda, ya temlik edene olan davasından sarfınazar ederek davasını, dava konusunu temellük edene karşı yönelterek aynı konuyu dava etmeye devam eder. Bu durumda tarafta kanundan doğan bir değişme söz konusu olur. Ya da temlik edene karşı davasını zarar ziyan davasına dönüştürür.

Söz konusu davanın davacısı ... ... vekaleten Av.... tarafından, bozma ilamından sonra verilen dilekçe ile dava, taşınmazı satın alan (temellük eden) ... ...’ya yöneltilmiş olup, temlik eden davalı ... ... hakkındaki davadan sarfınazar edilmiştir. Tapu iptal tescil” istemine ilişkin olan davada, davanın yeni malike yöneltilmiş olması nedeniyle, davalı ... ... aleyhine bir karar verilmesi artık mümkün değildir.

O halde, davada taraf olmaktan çıkan, aleyhine bir karar verilmesi imkanı bulunmayan, Avukatlık Kanununun 165. maddesinde değinilen “taraf” sıfatı kalmayan davalı ...’nun, davacı avukata karşı Avukatlık Kanununun 165. maddesi gereğince sorumlu olduğunu kabule olanak bulunmamaktadır.

Her ne kadar adı geçen davalı ile davacı ... arasında, kararın bozulmasından önce sulh protokolü yapılmışsa da, dava bu protokole göre sonuçlandırılmadığı gibi, protokol mahkemeye ibraz edilmeyerek davaya devam edilmiş, sonrasında da bizzat davacı avukatın vekaleten yapmış olduğu işlemlerle dava yeni malike yöneltilerek, davalı ... Adnan hakkındaki davadan sarfınazar edilmiştir.

Davalı ... ise, tapu iptal tescil davasına konu olan taşınmazı, tapu malikinden iyiniyetle satın alan üçüncü kişi durumunda iken, bozma ilamı sonrasında HUMK’nun 186. maddesinin

2012/22513- 2013/18141

verdiği seçimlik yetkinin kullanılması üzerinde, dava konusunu temlik alan “yeni malik” sıfatıyla davanın yöneltildiği kişidir. Adı geçen davalı, tasfiye ve sulh protokolünün tarafı olmadığı gibi, esasen protokolün yapıldığı sırada davada “taraf” durumunda da değildir. O halde sulh anlaşmasının tarafı olmayan, tapuda kayıtlı taşınmazı iyiniyetle satın alan ve dava konusunu temlik alması nedeniyle davanın yöneltildiği yeni malik ...’nın da, Avukatlık Kanununun 165. maddesi gereğince davacıya karşı vekalet ücretinden sorumlu olduğunu kabul etmek mümkün değildir.

O halde yukarda açıklanan tüm bu nedenlerle, temyiz eden davalılar ... ve ... yönünden Avukatlık Kanununun 165. maddesinin uygulanması mümkün olmadığından, adı geçen davalılara karşı açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, açıklanan hususlar gözardı edilerek, davanın bu davalılar yönünden de kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, temyiz edilen hükmün, temyiz eden davalılar ... ve ... yararında BOZULMASINA, 990,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 02.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/22513, K. 2013/18141, 2 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/22513
Karar No
2013/18141
Tarih
2 Temmuz 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/22514 K.2013/18441
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/22517 K.2013/28913
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/22518 K.2013/18454
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/22523 K.2013/11139
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/22523 K.2013/15253
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/22525 K.2013/18455

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.