KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2012/23384 E., 2013/2666 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar; davalıyı temsilen bir çok mahkeme ve icra dairesinde vekil sıfatı ile davalının işlerini takip ettiklerini, ancak davalının gerekçe göstermeksizin haksız yere kendilerini vekaletten azlettiğini ileri sürerek şimdilik 10.000 TL vekalet ücreti alacağının azil tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı azlin haklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılarnın aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, haksız azil iddiası ile vekalet ücretinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının davacı olan vekillerini azlinin haklı olduğuna kanaat getirilmiş davanın tümden reddine karar verilmiştir. Azlin haklı olduğunun kabulünde yukarıdaki bentte açıklandığı üzere isabetsizlik bulunmamaktadır. Bununla birlikte, 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 174/2 maddesindesi gereğince azlin haksız olması halinde avukat ücretin tamamına hak kazanır.
Azlin haklı olması halinde ise azilden sonraki iş ve işlemler nedeniyle bir ücret istenemez ise de, azil tarihine kadar olan tamamlanmış işler nedeniyle vekilin ücrete hak kazanacağı kabul edilmelidir. Mahkemece, bilirkişi raporunda da tespit edilen bu husus göz önünde bulundurulmaksızın yazılı gerekçe ile davanın tümden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/23384, K. 2013/2666, 7 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama