KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2012/23515 E., 2013/2565 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
254 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı abonenin su kullanım bedellerini ödememesi üzerine davalı hakkında icra takibi yaptıklarını, davalının takibe haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Dairemizin 16.12.2010 tarih ve 2010/8529 Esas, 2010/17343 Karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda mahkemece, 15.03.1996 tarihli abone sözleşmesi üzerindeki imzanın davalıya ait olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı adına davacı birliğe hitaben yazılı 02.05.2005 tarihli dilekçede. “Ekte sunulan makbuzda yatan 1.300 TL sını ödedim. Kalan borcun 800.000.000 TL ve ferilerini kabul ediyor ve ödemek istiyorum. Kalan ihtilaflı kısmının yönetim kurulunda görüşülmesini talep ediyorum” yazılıdır. Su kullanımında sadece abone değil, fiili kullanıcı da sorumludur. Davalı böyle bir dilekçe(belge) verdiyse artık fiili kullanıcı olduğunun kabulü gerekir.
Bu belgenin davalıya ait olması halinde davalının borç tahakkuk ettirilen abonelikten dolayı fiili kullanıcı olabileceği de göz önüne alınarak belge altındaki imzanın davalının eli mahsulü olup olmadığı araştırılarak, davalının eli mahsulü olduğunun belirlenmesi halinde bu belgeyi hangi nedenle imzaladığı davalıdan sorulup sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/23515, K. 2013/2565, 6 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama