İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2012/2423 K.2012/15261

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği…

Esas2012/2423Karar2012/15261Tarih12 Haziran 2012Okuma5 dk · 909 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/2423 E., 2012/15261 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Haziran 2012
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

909 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, 06/08/2008 tarihinde davalılardan Medical Park Hastanesinde ameliyat olduğunu, ameliyat sonrası 10/08/2008 tarihinde gece şiddetli ağrıları olduğunu, nöbetçi doktor olan diğer davalı ...’nin, durumdan haberdar edilmesine rağmen kendisini muayene ve kontrol etmeye gelmediğini, ertesi sabah odasına gelerek, refakatçisi olan eşini, hiçbir neden olmamasına rağmen azarlayarak odadan çıkardığını, daha sonra ise vücuduna takılı bulunan hortumu sert bir şekilde çektiğini, “bağırdığından bahisle” de kendisine ... attığını, sesleri duyan eşinin içeri girmesi üzerine,

özür dilemeye başladığını, doktorun bu davranışı nedeniyle psikolojisinin bozulduğunu, rahatsızlıklarının arttığını, davalı doktoru istihdam eden diğer davalı Hastanenin de olay nedeniyle sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar, davacının ileri sürdüğü iddiaların doğru olmadığını savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.

Mahkemece, olay nedeniyle ... 1. Sulh Ceza Mahkemesinde açılan ceza davasında, davalı ...’nin mahkumiyetine karar verildiği, bu hükmün hukuk mahkemesini de bağlayıcı nitelikte olduğu kabul edilmek suretiyle, davanın kısmen kabulüne, toplam 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 11/08/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal 2012/2423-15261

faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, kesinleşen ceza mahkemesi kararının, hukuk mahkemesini de bağlayıcı nitelikte olduğu belirtilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece karara dayanak olarak gösterilen davalı ... hakkında “Basit Yaralama” suçundan açılan ... 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2008/1063 esas ve 2010/287 karar sayılı 23.2.2010 tarihli ilamında, “sanığın kasten yaralama suçunu işlediğinin sabit olduğu” gerekçesiyle, 5237 Sayılı TCK'nın 86/2 maddesine göre adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, 5 Yıl süre ile denetim süresine tabi tutulduğu, gerekli ihtaratların yapıldığı ve söz konusu kararın 24.5.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece, kesinleşen ceza mahkemesi kararı gereğince hüküm kurulmuş olduğundan, söz konusu kararda verilmiş olan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” na ilişkin kararın hukuki niteliği ve hukuk hâkimini bağlayıp bağlamayacağı hususunun incelenmesi gereklidir.

CMK’nın 223. maddesinde, mahkemece verilen kararlardan hangilerinin “hüküm” olduğu açıklanmış olup, “mahkûmiyet”, “beraat”, “ceza verilmesine yer olmadığı”, “güvenlik tedbirine hükmedilmesi”, “davanın reddi” ve “düşme” kararları birer hükümdür. “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı” ise davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir “hüküm” niteliğinde değildir. (Bkz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 gün ve 2009/4-13 E., 2009/12 K. sayılı ilamı).

5271 sayılı Kanunun 231. maddesindeki bu düzenleme ile Kanun koyucu, bir şansa daha ihtiyacı olan sanıkların, hâkim tarafından durumlarının bir kez daha değerlendirilmesi imkânını getirerek, hükmün açıklanıp açıklanmayacağı konusunda hâkime takdir yetkisi vermeyi uygun görmüştür. “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı”, hukuki nitelikçe “durma kararı” niteliğinde de olmayıp, “koşullu bir düşme kararı” niteliğindedir.

Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.02.2008 gün ve 346-25 sayılı kararında da bu husus.

“Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucunu doğurduğundan, bu niteliğiyle 2012/2423-15261

Sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır.” şeklinde ifade edilmiştir. Bu karara karşı başvurulabilecek yasa yolu ise, açıkça “itiraz” olarak öngörülmüştür. Koşulların gerçekleşmesi halinde 5271 sayılı Kanunun 223. maddesinde belirtilen “düşme kararı” verileceğinden, ancak bu aşamada, yani düşme kararı verildiğinde, hükümlere ilişkin yasa yolu olan, temyiz yoluna başvurulabileceği kabul edilmiştir.

CMK’nın 231/5. maddesi gereğince, “hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı” ile kurulan hüküm, belli bir süre sanık hakkında hüküm ifade etmemekte, her hangi bir sonuç doğurmamaktadır. Başka bir ifade ile sanık bulunduğu hal üzere bırakılmakta, aynen yargılanan kimsenin durumunda kalmakta ve yapılan yargılama, geçici bir süre askıda kalmaktadır. Askı süresi boyunca, yargılanan kimsenin sanık sıfatı devam etmekte ise de, bu kimse hiçbir şekilde hükümlü sayılamayacağından, hiçbir haktan ve hiçbir hukuki statüden de yoksun bırakılamayacaktır.

Sonuç olarak, maddi olgunun belirlenmesi yönünden “hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı”, kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından, hukuk hakimini bağlamayacağının kabulü gerekir.(HGK, E. 2011/19-639, K.2012/30, T.1.2.2012)

Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakılacak olursa;

Eldeki davada mahkemece, “hastaya ... attığı” şeklindeki maddi vakıaya istinaden hakkında açılan ceza davasında, davalı ...’nin, mahkumiyetine ilişkin olarak verilen ceza mahkemesi kararının, hukuk mahkemesini bağlayıcı nitelikte olduğu belirtilerek, yazılı şekilde hüküm kurulmuşsa da, söz konusu kararda verilen, “hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı” ceza hukuku anlamında kesin bir mahkumiyet kararı niteliğinde olmadığından, Borçlar Kanununun 53. maddesi uyarınca hukuk hâkimini bağlamayacaktır.

O halde mahkemece, tüm dosya kapsamı ile ceza mahkemesinde toplanan tüm deliller ve dinlenen tanık beyanları birlikte değerlendirilerek, davalı doktorun, hastası olan davacıya “... attığı” şeklindeki eylemin gerçekleştiği sonucuna varılması halinde, davacıya karşı yapılan söz konusu bu eylem, kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğundan, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve olayın “basit yaralama” niteliğinde bulunmasına göre, makul bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi, aksi durumda ise davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

2-“Medikal Park Hastanesi”nin tüzel kişiliği bulunmadığından, karar başlığında adı geçen Hastaneyi işleten 2012/2423-15261 şirket olan “Temar ... Manyetik Rezonans ... Hizmetleri ve Turizm A.Ş.” nin davalı olarak gösterilmesi gerekirken, karar başlığında “Medikal Park Hastanesi”nin “davalı” olarak gösterilmiş olması da ayrıca usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda 1. ve 2. bentlerde açıklanan nedenlerle, temyiz edilen kararın, temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 12.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/2423, K. 2012/15261, 12 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/2423
Karar No
2012/15261
Tarih
12 Haziran 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2012/2424 K.2012/4366
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2012/2424 K.2012/5126
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2012/2425 K.2012/5141
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/2425 K.2012/8815
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2012/2425 K.2012/6587
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/2426 K.2012/19083

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.