KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2012/25264 E., 2013/20931 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Çağdaş Aksu ile davacı vekili avukat ...'ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının konut alacak olması sebebi ile 22.05.2008 tarihinde 30.000 TL borç parayı davalı adına havale ettiğini; davalıdan borç parayı talep etmesine rağmen herhangi bir ödemede bulunmadığını ileri sürerek 30.000 TL'nin 22.05.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş;hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya banka havalesi yoluyla ödünç verdiğini ileri sürerek, alacağının tahsilini talep etmiş, davalı ise hısımlık ilişkisine dayanarak davacıya elden verdiği borca karşılık söz konusu paranın gönderildiğini savunarak, akdi ilişkiyi inkar etmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki havale ödeme vasıtası olup, var olan bir borcun ödendiğini gösterir. Bu karinenin aksini havaleyi gönderen şahsın ispat etmesi gerekir. Bu durumda ödünç ilişkisini ispat etme yükümlülüğü, onu iddia eden davacıya aittir. O halde mahkemece ispat külfeti ters çevirilerek ispat külfetinin davalıda olduğu, davalının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/25264, K. 2013/20931, 9 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama