KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2012/26390 E., 2013/4699 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı eniştesinin kredi alabilmesi için dairesine eniştesi lehine ipotek konulmasını kabul etmesine rağmen kendisinin kandırılarak dairesinin eniştesine satışının yapıldığını, eniştesininde bu taşınmazı davalı ...'e sattığını, davalı ...'in de diğer davalı Banka lehine taşınmaza ipotek koydurduğunu, durumu farketmesi üzerine açtığı tapu iptali ve tescil davasını kazandığını ve taşınmazının tekrar adına tescil edildiğini fakat ipoteğin kaldırılmadığını belirterek ipoteğin fekkine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile,... Mahallesi, 739 ada, 11 nolu parsel 2. kat 7 nolu bağımsız bölüm üzerindeki ... lehine tesis edilmiş olan 109.597 TL bedelli ipoteğin fekkine karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki 2. nolu bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı bankanın davacının taşınmazı üzerine ipotek konulmasında bir kusuru olmadığı ve davanın niteliği gereği kendisi aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermediği anlaşıldığından vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerekirken mahkemece, davalı banka aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanması, HUMK.'un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/26390, K. 2013/4699, 27 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama