KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2012/27455 E., 2013/22088 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili Avukat ... özdemir ile davacı vekili Avukat....'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 2005 yılında evlenip, 2009 yılında boşandıklarını, evlenmeden önceki birikimleri için banka hesabı açtığını evlenince bu hesabın müşterek hale getirildiğini, davalının bu hesaptan muhtelif tarihlerde 101.886,41 Dolar parayı bilgisi dışında çekip zimmetine geçirdiğini, davalının bu hareketlerinin boşanma davasında da geçimsizliğe dayanak gösterilen sebepler arasında olduğunu bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 101.886,41 Doların ve elden borç olarak verilen 5000 Euronun faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı çekilen paraların davacının işleri için bilgisi dahilinde kullanıldığını, elden borç para da almadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 101.886,41 Doların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, elden borç olarak 5000 Euronun tahsilline ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dosyanın incelenmesinde. Tarafların 2005 yılında evlendikleri, 18.10.2010 tarihli boşanma ilamı ile boşandıkları, boşanma kararının 8.11.2010 tarihinde kesinleştiği, davacının evvelce açılan döviz hesabını davalı ile müşterek hale getirerek, ortaklık hissesinin yüzde yüz olarak gösterildiği, davalının bu müşterek hesaba herhangi bir para yatırmadığı, davacının hesabından talep edilen kadar paranın davalı tarafından çekildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Davalı çekilen bu paraların davacının bilgisi dahilinde çekildiği ve istediği yere harcandığını savunmuş buna ilişkin delil listesini 17.2.2010 tarihinde verilen kesin süre içinde dosyaya sunmuş, bir kısım delilleri de toplanmaya başlanmıştır. Mahkemece davalının delil listesindeki delilleri tam olarak toplanmaksızın bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/27455, K. 2013/22088, 19 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama