KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/299 E., 2012/12487 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, maliki olduğu ve konut olarak kullandığı evine su abonesi olmak için muracaatında, davalı kurumun toplam 3200 TL kanal katılım ve şebeke bedeli istediğini, istenen bedelin yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kanal katılım ve şebeke bedeli ödenmeksizin abonelik tesisine,talep edilen bu miktardan sorumlu olmadığının veya ne miktarda sorumlu olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, davacı tarafın kanal katılım ve şebeke bedeli olarak 688,81-TL'den borçlu olduğunun tespitine, davalı tarafça talep edilen fazla tutardan borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, su abonesi olabilmek için kendisinden toplam 3200 TL kanal katılım ve şebeke bedeli istendiğini belirterek, bu bedel alınmaksızın abone yapılmasına karar verilmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece,688,81 TL.den sorumlu olduğunun tespiti ile bakiye 2511,19 TL.den sorumlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Böyle olunca davanın kabulüne denilmiş olmasına rağmen gerekçe ve hüküm fıkrasınan devamından dava kısmen kabul edildiği, zuhulen davanın kabulüne denildiği sonucuna varılmıştır. Buna göre de, reddedilen 688,81 TL.lık kısım için davalı lehine 82,65 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığının düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmeyip hükmün düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/299, K. 2012/12487, 15 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama