KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/3058 E., 2012/7160 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ...'nın 2002 yılında gazete çıkarmak için 20.000 YTL ihtiyacı olduğunu söyleyerek borç para istediğini, bunun üzerine davalının bir factoring şirketinden kendisinin kefil olması üzerine 20.000 TL aldığını, ancak hiçbir ödeme yapılmadığını, factoring şirketi tarafından en son çıkartılan 55.000 TL borca karşılık davalı ...'nın oğlu olan davalı tarafından 06.05.2002 tarihli 55.000 TL bedelli çeki ciro ederek verdiğini,
bu çekin karşılıksız çıkması nedeniyle bu çekin yerine daha sonra davalı ...'nın diğer davalı ... ile birlikte 20.06.2002 tarihli 20.000 YTL,20.07.2002 tarihli 20.000 YTL ve 30.11.2002 tarihli 30.000 TL bedelli çekleri vermeyi teklif ettiğini,bu çekleri bankaya ibraz ettiğinde ödemeden men talimatı verildiğini öğrendiğini,ancak şikayet yoluna başvurmadığını, çeklerin zamanaşımına uğradığını ve 1 yıllık sebebsiz zenginleşmeye dayalı dava hakkındaki sürenin de geçtiğini, ancak temel borç ilişkisine dayalı olarak şimdilik 2.000 TL'nin çekin bankaya ibraz tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, zamanaşımı definde bulunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, B.K. 66.maddesindeki 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki hukuki ilişki kefalet sözleşmesine dayanmaktadır. BK.125.maddesi gereği zamanaşımı süresi 2012/3058-7160 sözleşmeden doğan davalarda 10 yıldır. Dava tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken mahkemece, davanın sözleşmeden doğduğu gözetilmeden hukuki niteliği yanlış değerlendirilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/3058, K. 2012/7160, 19 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama