KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/3697 E., 2012/8883 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
527 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, ayrı ayrı davalıdan daire satın aldıklarını, davalının uygun olmayan malzemeler kullandığını, zarara uğradıklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere her bir davacı için 1500 TL olmak üzere toplam 13.500 TL nin tahsilini istemiş, 26.10.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile de her bir davacı için 1.422.27 TL üzerinden davanın kabulü ile hükmedilecek tazminat miktarına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinde bulunmuşlardır.
Davalı, davanın reddini dilemişlerdir. .
Mahkemece, her ne kadar davacı ... ...’ın kat maliki olduğu belirtilmiş ise de; tapu malikinin dava dışı ... olduğu anlaşıldığından adı geçen davacının davasının reddine diğer davacıların davasının kısmen kabulü ile her bir davacı için toplam 1422.27x8=11.378.16 TL nin davalı şirketten tahsiline, faizin başlangıç tarihine ilişkin ıslah talebinin ise reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacılar vekili eldeki dava ile, davacıların her birinin, ayrı ayrı davalıdan daire satın aldıklarını ancak davalının uygun olmayan malzemeler kullandığı için zarara uğradıklarını belirterek, ıslahen her bir davacı için 1.422.27 TL üzerinden davanın kabulü ile hükmedilecek tazminat miktarına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinde bulunmuşlardır. Mahkemece davanın ıslah edilen değer üzerinden kabulüne ancak dava dilekçesinde faiz talep 2012/3697-8883
edilmediği, bunun ıslah ile ileri sürülemeyeceği zira karşı tarafın muvafakat vermediği, ayrı bir dava ile ancak ileri sürülebileceği gerekçesi ile de faizin başlangıç tarihine ilişkin ıslah talebinin reddine karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, ıslah kurumu HMK 179.maddesinde düzenlenmiş olup, madde metnine göre. Islahın, bunu yapan tarafın teşmil edeceği noktadan itibaren, bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu doğuracağı belirtilmiştir.
Eş söyleyişle ıslah taraflardan birisinin yapmış olduğu bir usul işlemini tamamen yada kısmen düzeltmesi olarak da tanımlanabilmektedir. Gerek öğreti gerekse yargısal kararlarda; ıslahta yeni bir dava açılmış sayılmayacağı, ıslah edilen davanın ilk açılan davanın devamı niteliğinde olduğu, öteden beri de yerleşik görüştür.
(YHGK 30.1.2002 gün 2002/2-63 E. ve 23 K. YHGK 3.7.2002 gün ve 2002/9-564 E. 572 K. sayılı ilamları) Hal böyle olunca mahkemece davacının usulüne uygun ıslah talebi doğrultusunda hükmedilen tazminat alacağına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK'un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/3697, K. 2012/8883, 2 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama