KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2012/4412 E., 2013/721 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar ... vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; ...., Merkez, ... Mahallesinde kayıtlı taşınmazın maliki olduğunu, bu taşınmazı davalı ... Belediyesinden satın aldığını, ancak diğer davalı ... Hazinesinin aleyhine açtığı dava neticesinde adına olan tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına kayıt ve tesciline karar verildiğini, kendisinin iyi niyetli olup tapuya güven ilkesi gereği bedelini ödeyerek Belediyeden tahsisen bu yeri aldığını, tapu sicilinin tutulmasından dolayı zararlarından Devletin sorumlu olduğunu belirterek şimdilik 70.000 TL tazminatın faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, 34.650 TL nin 27/12/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
2012/4412 2013/721
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazının incelenmesinde; dosya içerisinde mevcut olup hükme esas alındığı anlaşılan 03.12.2009 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde “dava konus taşınmazın tapu iptal ve tescil kararının kesinleştiği 27/12/2007 tarihi itibariyle değerinin 34.650,00 TL olduğu belirtilmiş ise de, bilirkişi raporunun tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bulunmayıp, soyut ifadelere dayandığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle mahkemece, uzman bilirkişiler aracılığı ile mahallinde yeniden keşif yapılarak, dava konusu taşınmazın rayiç değerinin, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay denetimine elverecek şekilde gerekçeli raporla belirlenmesi gerekir. Mahkemece açıklanan hususlarda gerekli araştırma yapılmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/4412, K. 2013/721, 17 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama