KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/4787 E., 2012/11657 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
494 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili davacı kurumun alacağının tahsili amacıyla Kızıltepe İcra Müdürlüğünde davalı aleyhine ilamsız icra yoluyla takip yapıldığını, davalının süresi içerisinde borca itiraz edip takibi durdurduğunu, davalı ile müvekkili kurum arasında 16440 nolu tarımsal sulama abone ile elektrik tüketim sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmeye istinaden davalının enerji tüketimi yaptığını, dönem sonunda enerji tüketim faturalarının davalıya tebliğ edildiğini, ödenmeyen faturaların icra takip dosyasında mevcut olduğunu belirterek, itirazın iptaline, davalının %40 inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile Kızıltepe İcra Müdürlüğünün 2009/129 Esas sayılı takip dosyasına borçlu tarafından yapılan vaki itirazın kısmen iptali ile , 15.468,48 TL asıl alacak, 11.070,23 TL gecikme zammı ve 1992,63 TL gecikme faizi KDV si olmak üzere toplam 28.531,34 TL üzerinden takibin devamına, davacı tarafın fazlaya ilişkin talebinin reddine şartları oluşmadığından davacı tarafından talep edilen icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, elektrik bedelinin tahsiline yönelik icraitakibine vaki itirazın iptali ile yüzde 40 icra inkar tazminatı istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne, şartları oluşmadığından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır.
Borçlunun itirazının kotu niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkarr tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borcluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan baska, alacagın likit ve bellı olması da gerekir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, boylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Acıklanan yasal kurallar ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hukmedilmesi gerekir.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra-inkar tazminatına hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/4787, K. 2012/11657, 27 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama