İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2012/5084 K.2012/13772

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi…

Esas2012/5084Karar2012/13772Tarih28 Mayıs 2012Okuma6 dk · 1.187 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/5084 E., 2012/13772 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mayıs 2012
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.187 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı şirket vekili, davalı ...'e ait galeriden ,davalı ... ile yapılan 12.11.1999 tarihli özel protokol ile dava konusu ... marka aracın satın alınarak bedelinin ödendiğini.ancak 17.07.2002 tarihinde aracın kaçak olduğu gerekçesiyle aracı savcılık tarafından el konulduğunu,aracı kaçak olarak yurda sokan davalı ... ile aracın kendisine satışına kadar yapılan devirlerde malikler ve malikler adına hareket eden vekillerin sorumlu olduğunu belirterek; aracın aynen teslimini,bunun mümkün olmaması halinde aracın bedeli olan 15.000 YTL'nin % 95 reeskont faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ..., yurtdışında okuduğunu dönüşte permi hakkını davalı ...'a sattığını yapılan kaçakçılık işlemlerinden sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.

Davalı ..., aracı satın aldıktan sonra satılması için davalı ...'in galerisine bıraktığını.davacı ile davalı ... arasındaki müzakerelere göre davacıya satışının yapıldığını,davacıya satış bedelinin 4.856 TL olduğunu.sorumluluğu kabul etmemekle birlikte sorumlu tutulabileceği miktarın bu olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.

Davalı ... dava konusu aracın satışına aracılık hizmeti verdiğini,asıl satışı yapan kişinin araç maliki olduğunu,özel protokolün noter satışına esas olmak üzere düzenlendiğini,bu nedenle davanın husumetten reddi gerektiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.

Davalı ... ve ... savunmalarında vekil olarak hareket ettiklerini belirterek davanın husumetten reddini dilemişlerdir.

Mahkemece ... ve ...yönünden vekil olarak hareket etmeleri nedeniyle davanın husumetten reddine.diğer davalılar yönünden ise;aracın bilirkişi tarafından belirlenen 3.256 TL değeri üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,hüküm davacı ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Dava konusu aracın davacı şirkete satışına davalı ...'in aracılık yaptığı,bu satışa ilişkin olarak davalı ... ile davacı şirket temsilcisi arasında 12.11.1999 tarihli " özel Protokol" başlıklı sözleşmenin yapıldığı,daha sonra kayıt maliki ... ile yapılan 23.12.1999 tarihli noter kati araç satış sözleşmesi ile aracın satış bedeli ödenerek davacıya devrinin yapıldığı anlaşılmaktadır.

Aracın satış bedelinin davacı tarafından ödendiği kati araç satış sözleşmesi içeriği itibariyle sabit olup,bu husus taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir.

Davalılar savunmalarında aracın değerinin davacının talep ettiği miktardan daha düşük bedelde olduğunu savunmuşlar ise de.davacı ile davalı ... arasında yapılan 12.11.1999 tarihli" özel Protokol" başlıklı sözleşmede aracın satış bedeli 24.000 DM olarak kararlaştırılmış olup,davalı ... savunmasında aracın satışının davacı ile davalı ... arasında yapılan satış müzakerelerine göre satışın gerçekleştirildiği kabul edilmekle aracın satış bedelinin 24.000 DM olduğu anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca mahkemece 24.000 DM bedel üzerinden araç satışının gerçekleştirildiği kabul edilerek bu bedel üzerinden davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

3-Gümrükten kaçak olarak yurda getirilen dava konusu ... marka aracın satışına dair davacıyla yapılan 23.12.1999 tarihli kati araç sözleşmesinin tarafı davalı ... olup, davalı ... davacıya yapılan satışın tarafı değildir. Davacı zararını ancak kendi akidinden isteyebilir. O halde mahkemece, davalı ... hakkında açılan davanın reddi gerekirken yazılı şekilde davanın bu davalı yönünden de kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına,3. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı ... yararına, BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 28.5.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (Muhalif)

MUHALEFET ŞERHİ

Az yukarıda özetlendiği üzere, davacı 12.11.2009 tarihli protokol ile galerici ... dava konusu aracı satın almış, akabinde ruhsat sahibinin vermiş olduğu vekalet ile vekil ... tarafından araç Noter satış sözleşmesiyle davacının mülkiyetine geçmiştir.

Ne varki, aracın satışı ... tarafından 1999 yılında alındığı halde bedelsiz ithalat rejiminden yararlanmak amacıyla 1997 yılında alınmış gibi sahte mülkiyet belgesi ile yurda ithal edildiği bu nedenle kaçak olduğu anlaşılmış ve bu şahıs hakkında mahkumiyet kararı verilmişsede, anılan karar Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2006/2085-2009/2627 sayılı kararı ile bozularak zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmış ve bu karar kesinleşmiştir. Aracın davacının borcu sebebiyle ...

İcra Müdürlüğünce haczedildiği kararda işaret edilmiştir. Davacı, eldeki davasını hem kendi akidi olan şahıslara hemde akidi olmamakla birlikte haksız fiil failine yöneltmiş, mahkemece, davalıların müteselsilen sorumlu olduğu gözetilerek hüküm kurulmuştur.

Dairemizin sayın çoğunluğu akdi ilişkinin ... ile kurulduğu, davacının zararının ancak kendi akidinden isteyebileceği gerekçesiyle bu yönden, ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğinden bahisle bozulmuşsa da, davacının kendi akidiyle birlikte haksız fiil failinden de zararını isteyebilecğinden bu yöndeki bozma kararına katılamıyoruz. Zira burada hakların yarışması (telahuku) söz konusudur.

Davacı, isterse sözleşmeye dayalı olarak kendi akidinden zararını isteyebileceği gibi, haksız fiil failinden de talepte bulunabilir veya her ikisine de dava açabilir. Elbette sözleşme sorumluluk ile haksız fiile dayalı sorumluluk yasada ayrı düzenlenmiş ve sonuçları farklı olmakla birlikte, her ikisinden de talepte bulunmasını engelleyen yasal bir düzenleme mevcut değildir.

Nitekim Mustafa Reşit Karahasan Sorumluluk ve Tazminat Hukuku adlı eserinde (1981 Baskı sh 61) "Aynı olayın, sözleşmeden doğan ve sözleşme dışı sorumluluk koşullarına uygun düştüğü ve öte yandan aynı zararı birden çok kişinin gidermek zorunda kaldığı durumlar vardır.

Her ikisi de aynı sonucu meydana getirmeye yönelik ve özgü olmasında, iki hakkın yarışmasından (telahükundan) söz edilir, özellikle aynı (özdeş) içerikli (muhtevali) istemlerde, alacaklı ay nı edimi iki değişik hukuksal nedene dayanarak isteyebileceğinden, durum böyledir.

Çoğu kez, zararlandırıcı bir olayda, çeşitli sorumlulukların doğması için gerekli koşullar birleşmiş olabilir. Böyle bir durumda, zarar gören, çeşitli hukuksal nedenlere dayanarak giderim hakkını ileri sürebilir. Öte yandan, bir ve aynı zarardan ötürü bir çok kişinin sorumlu tutulmalarım gerektiren durumlarla da karşılanabilir ki, yasa koyucu, zarara uğrayanı korumak amacı ile aynı zararlandıncı olayı meydana getiren bir çok kişinin sorumluluğunu ve öte yandan bir çok kişinin değişik nedenlerle sorumlu olmalarını düzenlemiş ve bu konuya ilişkin olarak BK. mâ. 50 ve 51 de hükümlere yer verilmiştir.

Borçlular arasında dayanışma (teselsül), BK' md. 141/147 ile düzene konmuştur. Anılan yasanın 141. maddesine göre, tarafların iradesiyle açıkça belirtilenin dışında, çeşitli borçlular arasında dayanışma, yalnızca yasanın öngördüğü durumlarda söz konusu olur. BK. md. 50 gereğince, zarara uğrayan, ortaklaşa kusurla zararlı sonucu meydana getiren bir çok kişiden her (hangi birine karşı zarar giderim istemini ileri sürebilir Burada tam dayanışma vardır.

Yasanın açıkça dayanışmayı kabul etmediği durumlarda ise, istemlerin yarışması söz konusu olur. Gerçekte de, aynı zararı bir çok kişinin gidermek zorunda kaldıkları durumda sorumlulukların yarışmasından söz edilir. Eğer yasa koyucu BK. md. 50 ile dayanışmayı öngörmeseydi, ortaklaşa kusurla bir zarar verenlerin sorumluluklarında yansımadan söz açmak gerekecekti.

Bir çok kişinin değişik nedenlerle sorumluluğunu düzenleyen BK. md. 51'in kaynak yasa hükmünden ayrımlı olması, Türk öğretisinde tam dayanışma - eksik dayanışma yönünden değişik görüşlerin ileri sürülmesine yol açmıştır Öyle ki, buradaki dayanışmanın eksik olduğunu ileri sürenler bulunduğu gibi tam dayanışmalı sorumluluk olduğundan söz edenler de vardır.

Oysa, İBK. md. 51'in kenar başlığındaki «zararın değişik nedenlerden yarışması» deyiminden, davaların yarışması çıkmaktadır ki, bu durumda eksik dayanışma söz konusu olmaktadır." demiştir.

Yüksek 4. Hukuk dairesinin 31.12.1957 tarih ve 7590-6753 sayılı kararında "Bir kimsenin komşu arsada yapılan yapı dolayısiyle kendi yapısına zarar gelmesi halinde hem komşu arsanın mâlikine karşı Medenî Kanun hükümlerine dayanan bir tazminat hakkı, hem de, yapıyı yapan kimseye karşı Borçlar Kanununun haksız fiil hükümlerine dayanan tazminat hakkı doğabilir.

Ve bu iki hakkın gayesi aynı zararın bertaraf edilmesi olduğundan, ortada (hakların telâhuku) denilen hukukî durum mevcut olduğu kabul edilir. Hakların telâhuku halinde hak sahibi bu haklardan hepsini aynı zamanda kullanabileceği gibi, bunlardan bir tanesini de kullanmaya selâhiyetlidir». denilmiştir. Öyle olunca Dairemizin bozma ilamının (3) nolu bendine katılmamız mümkün değildir.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/5084, K. 2012/13772, 28 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. Muhalefet Şerhi
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/5084
Karar No
2012/13772
Tarih
28 Mayıs 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2012/5084 K.2012/11511
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/5085 K.2012/8351
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/5085 K.2012/5849
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2012/5085 K.2012/11510
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2012/5086 K.2012/6633
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2012/5086 K.2012/11500

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.