KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/7857 E., 2012/11625 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ... ....Ltd.Şti.'nin müteahhidi olduğu dairenin satışı için 20.09.2010 tarihli sözleşme imzaladığını, bu dairenin satış bedeline mahsuben 27.500 TL bedelli bono imzaladığını, ancak davalı ...'nın taşınmazı tamamlayarak teslim etmediği gibi bu senedi diğer davalıya ciro ettiğini belirterek bu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, senedin iptaline ve dairenin nakıs olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... savunmasında, davacı ile yapılan taşınmaz sözleşmesine göre daireyi eksiksiz olarak davacıya teslim ettiğini,davacının da daire bedeli karşılığı imzalamış olduğu dava konusu senedi kendisine verdiğini, kendisininde bu senedi ciro ettiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Davalı ... savunmasında kendisinin iyiniyetli hamil olduğunu, diğer davalı ile davacı arasındaki temel ilişkiden bilgisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve
2012/7857-11625
elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar.
Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olay değerlendirildiğinde; davacının dava dilekçesinde dayandığı 20.09.2010 tarihli harici gayrimenkul satış sözleşmesinde davacının alıcı, ... ....Ltd.Şti.nin ise satıcı sıfatıyla taraf oldukları, bu durumda davacının 4077 sayılı kanun kapsamında “tüketici” olarak nitelendirilebileceği anlaşılmaktadır. O halde dava konusu uyuşmazlık Tüketici Mahkemeleri’nin görev alanına girmekte olup, davaya bakmaya Tüketici Mahkemeleri görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/7857, K. 2012/11625, 27 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama