KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/9015 E., 2012/12758 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
602 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 13.11.2007 tarihinde davalı bankadan 10 yıl ödemeli, 120 ay vadeli, 100.000 TL bedelli konut kredisi kullandığını, bu krediden dolayı %5 komisyon bedelli 5.000,00 TL ve dosya masrafı adı altında1.000,00 TL olmak üzere toplam 6.000,00 TL kesinti yapıldığını, bankaya bu kesintinin nedenini sorduğunda indirimli faiz uygulandığını, 10 yıl boyunca aylık 60,00 TL eksik taksit ödeyeceğini söylediklerini, ancak kredi çekildikten 2 yıl sonra 04.02.2010 tarihinde kredi borcunu tamamen kapattığını, geriye kalan 8 yıla tekabül eden kesintiyi 30.03.2010 tarihinde davalı bankadan talep ettiğinde kendisine bir cevap verilmediğini,
14.04.2010 tarihinde ...
Tüketici Hakem Heyetine başvurusu neticesinde kendisinin haklı bulunduğunu gerekçe göstererek kendisinden kesilen 6.000,00 TL' nin davalı bankadan tahsiline karar verilmesini, ayrıca 04.01.2011 tarihinde Mahkemeye verdiği dilekçe ile, kendisinin indirimli faizden 2 yıl faydalandığını, bu yüzden kesilen komisyonun 2 yıla tekabül eden 1.000,00 TL' sinin düşülüp kalan 4.000,00 TL' yi ve 1.000,00 TL dosya masrafı adı altında kendisinden tahsil edilen parayı istediğini belirtmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; Davanın kısmen kabulüne, 4.000,00 TL komisyon bedeli adı altında kesilen ve davacıdan alınan bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının dosya masrafı bedeli olarak talep ettiği 1.000,00 TL' nin reddine, davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince maktu 600,00.TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına davacının sair, davalının tüm temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir.
2-Davacının temyiz itirazına gelince.
Davacı eldeki dava ile, toplam 5.000,00 TL zarara uğradığını belirterek zararın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne, 4.000,00 TL komisyon bedeli adı altında kesilen ve davacıdan alınan bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının dosya masrafı bedeli olarak talep ettiği 1.000,00 TL'nin reddine, davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince maktu 600,00.TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 12.maddesi gereğince “hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücretinin, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği” belirtilmiş olmakla, anılan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3.kısmına göre davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, BOZMAYI gerektirir.
Ayrıca, davanın kısmen kabul de edilmiş olması göz önüne alınarak davacı yararına kabul edilen kısım üzerinden vekalet ücreti takdir edilmemiş olması da usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/9015, K. 2012/12758, 17 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama