KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/9149 E., 2012/12608 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... Ltd. Şti avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ...'ye ait taşınmazı 11.08.2004 tarihinde satın aldığını, diğer davalı ile davalı ... arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, satın aldığı evinde bu sözleşme gereği...'ye düşen bölüm olduğunu,... ile aralarındaki sözleşmeye göre taşınmazın 23.10.2003 tarihinde kendisine teslim edilmesi gerektiğini ancak binada ... Sulh Hukuk Mahkemesince tespit edilen eksikliklerin olduğunu, bu eksiklikler nedeniyle 1.000,00 TL, projeye aykırılık nedeni ile 1.000,00 TL, kira kaybı nedeni ile 1.500,00 TL, idari işlemlerdeki eksiklikler nedeni ile 6.500,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davanın iskan için gereken masraflardan 3.648,00 TL yönünden kısmen, diğerleri için tam kabulüne, davalı ... mirasçıları yönünden davanın reddine karar verilmiş hüküm davalı ... LTD ŞTİ ve davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve
elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davalı şirketin binayı yapan müteahhit firma olduğuda gözönüne alınarak ve davanın diğer davalıya tebaen görülmesi gerektiğide gözönüne alınarak, taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı,
4077 sayılı Yasanın 23.maddesinde bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacı ve davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/9149, K. 2012/12608, 16 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama