KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2013/12181 E., 2013/22876 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı ..., davalıya olan borcundan dolayı diğer davacıya ait taşınmaz üzerine 16.08.2006 tarihinde davalı lehine 144.000, 00 TL bedelli ipotek konulduğunu, borcun ödenmemesi üzerine davalının ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile aleyhlerine icra takibi başlattığını, ipotekli taşınmazın satışa çıkarılıp 15.04.2008 tarihide satıldığını, icra dosyasında davalıya yapılan ödeme miktarının, ipotek miktarına göre fazla ve faiz miktarının hatalı olduğunu, davalı lehine tesis edilen ipoteğin teminat ipoteği olup ipotek tesis tarihi olan 16.08.2006 tarihinden itibaren faiz istenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, fazladan ödenen 16.109, 58 TL'nin faizi ile tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen hükmün davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 07.03.2012 tarih 2011/17355 E, 2012/5598 K.sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiş; mahkemece, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm; bu kez davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemiz bozma ilamında açıkça, " ... 17.04.2007 tarihinde davalının alacağı muaccel olmuştur. Hal böyle olunca davalının ipotek tarihi olan 16.08.2006 tarihinden takip tarihi olan 24.04.2007 arasında faiz talebinde
bulunamaz. Davalı ancak alacağın muaccel olduğu temerrüt tarihinden sonraki faizi isteyebilir... " denilmiş olmasına karşın mahkemece, belirtilen tarihler arasında faize ilişkin herhangi bir hesaplama yaptırılmaksızın hüküm verildiği; başka bir deyişle, bozmanın gereğinin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca bozma ilamı doğrultusunda araştırma yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/12181, K. 2013/22876, 25 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama