KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2013/1367 E., 2013/29247 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
502 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili avukat ...'ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ... ... ilçesinde bulunan daireyi dava dışı ...’den, üzerinde davalı lehine bulunan ipotekle yükümlü olarak 28.6.2006 tarihinde satın aldığını, ancak satın almadan önce dava dışı satıcının, söz konusu ipoteğe ilişkin ödemenin yapıldığını belirttiğini, buna rağmen davalı tarafından aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle takip başlatıldığını, ...
8.Asliye Ticaret Mah.nin 2007/61 esas sayılı dosyası üzerinden davalı şirkete karşı açmış olduğu menfi tespit davsında 70.000 TL borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, bu arada 250.000,00 TL değerindeki dairesinin davalı tarafından alacağına mahsuben çok düşük bir bedel olan 112.000,00 TL’ye satın alındığını, davalının, takip tarihinden önce yapılan 70.000 TL’lik ödemeyi mahsup ettikten sonra takibe geçmesi gerektiği halde bundan imtina etmesi nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 10.000,00 TL’nin 17.4.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, 29.6.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile de talep miktarını 170.710,00 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının 138.000,00 TL zarara uğradığı 2013/1367-29247
kabul edilerek, davanın kısmen kabulüne, “138.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle ıslah edilen miktarın da ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline” şeklinde karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir
2-Davacı, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 10.000,00 TL alacağının tahsili için kısmi dava açmış, 29.6.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile de, talep miktarını 170.710,00 TL’ye çıkarmıştır. Dava, 138.000,00 Tl üzerinden kabul edildiğine göre, daha önce temerrüt söz konusu olmadığından, 10.000,00 TL’lik alacak miktarına dava tarihi olan 29.6.2011 tarihinden, ıslahla artırılan 128.000,00 TL’lik miktara ise ıslah tarihi olan 29.6.2012 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, mahkemece infazda tereddüt uyandıracak şekilde dava ve ıslah tarihleri ve faiz yürütülecek alacak miktarları belirtilmeden yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK.’nun 370/2. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/1367, K. 2013/29247, 26 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama