KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2013/14604 E., 2014/15427 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 24/01/2013
- Numarası
- 2011/18-2013/33
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalılar avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı D. Yapı Denetim Ltd. Şti. Temsilcisi Ö. T. ile vekili avukat M. T. ve davalılar vekili avukat B. K.'nın gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalılar ile düzenlenen yapı denetim hizmet sözleşmeleri gereğince verilen hizmet bedelinin ödenmediği gibi başlatılan icra takibine de davalıların haksız itiraz ettiklerini ileri sürerek,itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece davanın reddine, davacının A.. K.. Ltd Şti'ne karşı dava açmakta muhtariyetine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacı,davalılar ile yapılan sözleşmeler uyarınca yapı denetim hizmetini ifa ettiğini belirterek kararlaştırılan ücretin tahsili için icra takibi başlatmış,davalıların itirazı üzerine de itirazlarının iptalini istemiştir.
4708 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un 5. maddesinde, yapı denetim hizmet sözleşmelerinin yapı sahibi ile denetim kuruluşu arasında akdedileceği hükme bağlanmış, bahsi geçen kanuna dayanılarak çıkarılan Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 8. maddesinin 1 numaralı bendinde de yapı sahibinin, yapı denetimi hizmet sözleşmesini bizzat veya hukuken temsile yetkili vekili aracılığı ile imzalamak zorunda olduğu belirtilmiş bulunmaktadır.
Yukarıda bahsi geçen yasal mevzuat uyarınca, yapının denetimi için yapı denetim kuruluşu ile hizmet sözleşmesinin imzalanması zorunluluğunun bulunduğu ve sözleşmeninde bizzat veya hukuken temsile yetkili vekili aracılığıyla yapı sahipleri tarafından imzalanması gerektiği anlaşılmaktadır.Davalılar,yapı denetimi hizmetinin davacı dışında başka bir firma tarafından yerine getirildiğini iddia ve ispat etmemişlerdir.Hal böyle olunca,
davacının verdiği hizmet oranında ücret talep etme hakkının bulunduğunun kabulü gerekir.Aksinin kabulü davalı arsa sahiplerinin haksız zenginleşmeleri sonucunu doğurur ki,bunun kabul edilmesi ise olanaklı değildir.Bu durumda mahkemece davacı tarafından hizmet verilip verilmediği hususunda davacı delilleri toplanarak,gerekirse mahallinde keşif yapılmak suretiyle davacının yaptığı iş miktarı belirlenerek,konusunda uzman bilirkişi vasıtasıyla talep edebileceği ücretin belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir.
Mahkemenin değinilen bu yönleri gözardı ederek yazılı şekilde davanın reddine karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır,bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalıların temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/14604, K. 2014/15427, 14 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama