KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2013/19282 E., 2013/21100 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı ile kardeş olduklarını, babalarından kalan taşınmazlarla ilgili davalıya vekaletname verdiklerini, davalının taşınmazları kiraya verdiğini ve doğrudan gelir desteği aldığını, ancak paylarına düşen miktar parayı ödemediğini ileri sürerek fazlası saklı 10.000,00 TL'nin, ıslah ile de, 32.137,00 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davacıların iddialarının kısmen doğru olduğunu, taşınmazlara kendi cebinden masraflar yaptığını ve annelerine de 2006 tarihinden beri baktığını savunmuştur.
Mahkemece, davacıların iddialarının somut olarak tespitinin yapılamadığından bahisle açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacıların vekil olarak atadıkları davalının, vekalet görevinin kötüye kullanılması, özellikle de, vekilin özen ve sadakatle iş görme ve hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranılması hukuksal nedenine dayandırılarak açılmıştır. Gerçekten de vekil, vekaleti iyi bir surette ifa ile yükümlüdür. (B.K. md. 390/2) Eş söyleyişle, müvekkilin kendisine verdiği görevi özen ve sadakatle ifa etmek yükümlülüğü altındadır. Öte yandan, müvekkilin talebi üzerine, yapmış olduğu işin hesabını vermekle, her ne nam ile olursa olsun, almış olduğu şeyi müvekkile tediye etmekle yükümlüdür. (B.K.md. 392/1). Mahkemece her ne kadar iddia
edilen zararın tespitinin yapılamadığından davanın reddine karar verilmiş ise de, vekilin hesap verme yükümlülüğü bulunduğundan, davada ispat yükü vekil olan davalıdadır. Öyle olunca Mahkemece davalının hesap vermeye ilişkin tüm delilleri davacının karşı delilleri toplanıp konusunda uzman bilirkişilerden Yargıtay ve mahkeme denetimine elverişli rapor alınarak, sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, zararın tespitinin yapılamadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/19282, K. 2013/21100, 11 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama