KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2013/19932 E., 2013/28946 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılara 24.000Euro ödünç para verdiğini, karşılığında davalı ...’in önce 7.8.2004 tanzim tarihli 24.000Euro bedelli senet imzalayarak verdiğini, daha sonra alacağını isteyince davalı ...’in bu kez 20.8.2005 vade tarihli ikinci senedi tanıklar huzurunda verdiğini, borç ödenmeyince başlattığı icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, davalıların icra takibine vaki itirazlarının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalılar, ibraz edilen senedin davalılar Hüseyin ve Emin ile ilgisinin olmadığını, davalı ...’in de borç para almadığını, senedin kambiyo vasfının olmayıp delil başlangıcı niteliğinde olduğunu, davacının yazılı delille alacağını ispat etmesi gerektiğini, kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini dilemişlerdir.
Mahkemece, takibe dayanak yapılan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmadığı, takip talebinde belirlenen tutar gözetildiğinde alacaklı olduğunu iddia eden davacının alacağını yazılı delille ispatlayamadığı, takibe konu senet üzerinde davalılar Emin ve Hüseyin’in isimlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, takibin iptaline, tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının davalılar ... ve ...’e yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının davalı ...’e yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı, verdiği borç para karşılığı davalı ...’in imzaladığı senede dayanarak başlattığı icra takibine vaki davalı ...’in itirazının da iptalini istemiş, davalı ..., senedin kambiyo vasfında olmadığını, davacının alacağını yazılı delille ispatlaması gerektiğini savunmuş, mahkemece ispat külfetinin davacıda olduğu kabul edilerek davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda takibe dayanak yapılan bonoda tanzim tarihi bulunmamakta olup (6762 sayılı TTK 688-689. m.,6102 sayılı TTK. 776-777.m.) unsurları bulunmayan bono kambiyo senedi niteliği taşımaz ancak adi yazılı belge niteliğindedir. Adi yazılı belgenin aksinin ise yine yazılı delille kanıtlanması gerekir. Bu durumda ispat külfeti davalıdadır.
Öyle olunca mahkemece bu yön gözetilmek suretiyle davalı ...’ten delilleri sorulup toplandıktan sonra değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile ispat külfeti ters çevrilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Bozma nedenine göre davalıların temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/19932, K. 2013/28946, 21 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama