İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2013/20771 K.2014/22666

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı-k.davalılar avukatınca duruşmalı, davalı--k.davacı avukatınca duruşmasız…

Esas2013/20771Karar2014/22666Tarih3 Temmuz 2014Okuma6 dk · 1.118 kelime

KÜNYE

13. Hukuk Dairesi 2013/20771 E., 2014/22666 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Temmuz 2014
Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
13/05/2013
Numarası
2010/288-2013/259
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.118 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı-k.davalılar avukatınca duruşmalı, davalı--k.davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı asil A.. H.. ve vekili avukat E.. Ö.. g.., karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar, davalının murisleri A.. D..’in avukatı olduğunu, davalının Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/228 sayılı icra dosyasına yatırılan toplam 22.350-TL teminatı murisin ölümünden önce 25.09.2008 tarihinde çekmesine rağmen murise yada mirasçılarına haber vermediğini ve ödemediğini, yine Çeşme İcra Müdürlüğü’nün 2009/1246 Esas sayılı dava dosyasında tahsil edilen paranın 4.000-TL’sinin mirasçılara dağıtılmadığını, davalıyı bu nedenle azlettiklerini, toplam 29.591,10-TL’nin tahsili için başlatılan icra takibine de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemişlerdir.

Davalı, çekilen teminatların sağlığında murise elden ödendiğini ancak yazılı bir belge alınmadığını, diğer icra dosyasında ise mirasçıların payına göre ödeme yapıldığını, azlin haksız olduğunu savunarak davanın reddini dilemiş,

2013/20771-2014/22666

Karşı davasında ise; murisin birçok davasını takip ettiğini ancak vekalet ücretinin ödenmediğini, 36.526-TL akdi ve 9.465 TL karşı yan vekalet ücreti alacağının bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000-TL vekalet ücreti ile 1.000-TL masraf avansının davacı-karşı davalılardan tahsilini istemiş, talebini ıslahla arttırmıştır.

Mahkemece, davalı A..

H..'nin İzmir 5. İcra Müdürlüğünün 2010/5285 takip sayılı dosyasında bulunan itirazının (22.350 + 2.983,42 TL) 25.333,42 TL yönünden kabulü ile bu miktar için itirazın iptaline,uyarıların tebliğine rastlanılmadığından takip tarihi olan 15.04.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte devamına, davacının fazlaya ilişkin ve işlemiş faiz taleplerinin ayrı ayrı reddine, takibe konu edilen tutar davalı yanca bilinebilir, hesap edilebilir nitelikte olduğundan asıl alacak miktarı üzerinden hesap edilecek %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, davada karşı davacı A..

H..'nin oluşan vekalet ücreti aıacağı 22.937,68-TL ile karşı yan vekalet ücreti alacak tutarı 4.577,34 TL olmak üzere toplam 27.555,02-TL'nin davalı-karşı davacı alacağı olmakla beraber, ıslahtaki talebi 19.636.04-TL yönünden kabulüne, 19.636.04 TL'nin (5.000 TL'sinin 20/09/2010 tarihinden itibaren, 14.636,04 TL'sinin 24/10/2011 tarihinden itibaren) yasal faizi ile birlikte karşı davalılardan alınıp, davacıya verilmesine, davacının kötü niyet tazminat koşulları oluşmadığından bu husustaki talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.

1-Avukatın, vekil olarak borçları Borçlar Kanunu’nun 389. ve devamı maddelerinde gösterilmiş olup, vekil, adı geçen Kanunun 390. maddesine göre müvekkiline karşı vekaleti sadakat ve özenle ifa etmekte yükümlüdür. Vekil, sadakat borcu gereği olarak müvekkilinin yararına olacak davranışlarda bulunmak, ona zarar verecek davranışlardan kaçınmak zorunluluğundadır.

“Özen borcu” ile ilgili Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesinde mevcut olan, “Avukatlar, yüklendikleri görevleri, bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık ünvanının gerektirdiği saygı ve güvene yakışır bir şekilde hareket etmekle yükümlüdürler.” şeklindeki hüküm ise, avukatlık mesleğinin bir kamu hizmeti olması nedeniyle, Borçlar Kanununun 390. maddesinde düzenlenen vekilin özen borcuna göre çok daha kapsamlı ve özel bir düzenlemedir.

Buna göre avukat, üzerine aldığı işi özenle ve müvekkili yararına yürütüp sonuçlandırmakla görevli olduğu gibi, müvekkilinin kendisi hakkındaki güveninin sarsılmasına neden olacak tutum ve davranışlardan da titizlikle kaçınmak zorundadır. Aksi halde avukatına güveni kalmayan müvekkilin avukatını Azletmesi halinde azlin haklı olduğunun kabulü gerekir.

Gerçekten de avukat, görevini yerine getirirken gerekli özen ve dikkati göstermemiş, sadakatle vekaleti ifa etmemiş ise, müvekkilinin vekilini azli haklıdır. Avukatlık Kanununun, 174. maddesinde, “Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir.

Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez.” hükmü mevcut olup, bu hükme göre azil işleminin haklı nedene dayandığının kanıtlanması halinde müvekkil avukata vekalet ücreti ödemekle yükümlü değildir. Dairemizin kökleşmiş içtihatlarına göre haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp, kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebilir.

Buna karşılık haksız azil halinde ise avukat, hangi aşamada olursa olsun, üstlendiği işin tüm vekalet ücretini talep etme hakkına sahiptir.

Bu açıklamalardan sonra dava konusu olaya bakılacak olursa; hemen belirtmek gerekir ki, dava, hukuki niteliği bakımından Borçlar Kanunu’nun 392. maddesine dayanan vekilin hesap verme yükümlülüğünden kaynaklanmaktadır. BK.nun 397. maddesi hükmü gereğince vekalet, müvekkilin ölümü ile sona erer. Davacılar, murisleri A..

D..’in mirasçıları sıfatıyla dava açmış olup, davalı avukat ile muris arasındaki 25.07.2007 tarihli vekaletname ile başlayan vekalet ilişkisi murisin 17.11.2009 tarihinde ölümü ile son bulmuştur.(B.K m. 397, 6098 S.K m.513) Bu nedenle bir kısım mirasçıların davalıya gönderdikleri 13.04.2010 tarihli azilname hukuken sonuç doğuran bir işlem olmamıştır. Vekilin, müvekkilinin ölümü halinde mirasçılarına da hesap verme yükümlülüğü bulunmaktadır.

Bu durumda davalı avukatın özen yükümlülüğünün değerlendirilmesi ücret ödeme borcu açısından önem kazanmaktadır. Davacılar, avukatın özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürerken davalı ise, görevini sadakat ve özenle yerine getirdiğini savunmuştur.

O halde taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık, davalı avukatın murise karşı görevini sadakat ve özenle yerine getirip getirmediği ile ilgili olup, ancak bunun sonucuna göre davacıların vekalet ücreti ödemekle yükümlü olup olmadığına karar verilebilecektir.

Mahkemece hükme esas alınan 20.02.2013 tarihli bilirkişi raporunda davalının uhdesinde kalan teminatlar için hapis hakkının şartlarının oluşmadığı, Çeşme İcra Müdürlüğü’nün 2009/1246 esas sayılı icra dosyasında mirasçılara 2.983,42-TL eksik ödeme yapıldığı, Çeşme İcra Ceza Mahkemesi’nin 2008/70 sayılı dosyasında davalının meşruhatlı davetiyeye rağmen karar duruşmasına katılmadığı, muris hakkında verilen para cezasının davalıya tebliğ edildiği ancak temyiz edilmeden kesinleştiği, İzmir 2. İdare Mahkemesi’nin 2007/1674 sayılı dosyasında kararın davalıya

2013/20771-2014/22666

tebliğine rağmen temyiz edilmediği, teminatların çekildiği Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 200/228 Esas sayılı dosyasında 23.06.2009 tarihinde karar verildiği, karar tarihi ile ölüm tarihi (17.11.2009) arasında geçen sürede kararın tebliğe çıkarılmadığı hususları tespit edilmiş olup, avukatın özen yükümlülüğüne aykırı davranıp davranmadığı mahkemenin taktirine bırakılmış ve terditli hesaplama yapılmıştır.

Mahkemece, davalı avukatın özen yükümüne aykırı davranıp davranmadığı konusunda bir değerlendirme yapılmamış, davacıların yargılama sırasında ileri sürdükleri nedenler tartışılmamış, 20.02.2013 tarihli bilirkişi raporuna atıf yapılarak raporda her iki alternatif için yapılan hesaplamalar toplanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hal böyle olunca, mahkemece, davacıların bildirmiş olduğu nedenler ile ilgili ayrı ayrı inceleme ve değerlendirme yapılmak suretiyle davalı avukatın görevini sadakat ve özenle yerine getirip getirmediği saptanmalı, özensizliğinin belirlenmesi durumunda avukatın murisin ölüm tarihi itibariyle kesinleşen dosyalar bakımından ücrete hak kazandığı kabul edilmeli, aksi halde ise muris ve davalı arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığından Avukatlık Kanunun 164/4 ve 164/son maddesi gereğince hesaplama yapılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Mahkemece bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ve yanlış değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

2-Bozma nedenine göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 24.30 TL. temyiz harcının istek halinde davacı-k.davalılara, peşin alınan 359.75 TL temyiz harcın davalı-k.davacıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 3.7.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/20771, K. 2014/22666, 3 Temmuz 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/20771
Karar No
2014/22666
Tarih
3 Temmuz 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2013/20786 K.2014/15538
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2013/20787 K.2014/15539
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2013/20794 K.2014/15665
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/20797 K.2014/16151
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/20800 K.2014/16687
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2013/20800 K.2014/15540

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.