KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2013/22578 E., 2014/332 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında herhangi bir akti ilişki bulunmamasına rağmen davalının bir kısım faturaya dayanarak hakkında takip başlattığını ileri sürerek davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının kendisini firma yetkilisi olarak tanıtıp malları teslim aldığını, faturalara da itiraz etmediğini, bir kısım borcu çekle ödendiğini kalan kısım ödenmediği için icra takibi yaptıklarını belirterek, davanın reddini dilemiştir
Mahkemece, davanın kabulü ile icra takip dosyasında davacının davalıya toplam 21.643,43 TL borçlu olmadığının tespitine, asıl alacak üzerinden takdiren %40 üzerinden hesaplanan 7.604,8 TL tazminatın İİK' nın 72. Maddesi gereğince davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK 67/2 maddesi takibin haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceğini hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca davacı lehine 2013/22578 2014/332
tazminata hükmedilebilmesi için davalı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması da şarttır. Eldeki davada davalının kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davalının kötü niyetinden söz edilemez ve onun aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Mahkemece değinilen bu yön göz ardı edilerek davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmakla bozmayı gerektirir ancak bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK'un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/22578, K. 2014/332, 14 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama