İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2013/2273 K.2013/9491

Kendilerine asaleten ..., ..., ..., ..., ... 'a velayeten 1-... 2-... vekili avukat ... ile 1-... 2-... 3-... 4-... Sağ. vekili avukat ... İhbar Olunan Anadolu Sigorta A.Ş. vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden…

Esas2013/2273Karar2013/9491Tarih11 Nisan 2013Okuma6 dk · 1.130 kelime

KÜNYE

13. Hukuk Dairesi 2013/2273 E., 2013/9491 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Nisan 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.130 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Kendilerine asaleten ..., ..., ..., ..., ... 'a velayeten 1-... 2-... vekili avukat ... ile 1-... 2-... 3-... 4-... Sağ. vekili avukat ... İhbar Olunan Anadolu Sigorta A.Ş. vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 26.10.2011 tarih ve 2008/272 2011/707 sayılı hükmün Dairenin 19.11.2012 tarih ve 1068-25942 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacılar avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.

KARAR

Davacılar, kızları ...un aynı yumurta ikizi olan kardeşine göre, gelişme geriliği ve kafasınndaki şekil bozukluğu dolayısıyla 1.3.2008 tarihinde ... Hastanesine götürüldüğünü, davalı doktor ... tarafından muayene edilerek ameliyat edilmesine karar verildiğini, ameliyatın basit bir operasyon denmesine karşın uzun sürdüğünü ve yaklaşık 30 gün yoğun bakımda kaldığını ve 1.4.2008 tarihinde taburcu edildiğini, küçüğün ameliyat sebebiyle felç kaldığını, sağır ve kör olduğunu ileri sürerek, fazlası saklı kalmak kaydıyla 150.000 TL maddi ve 535.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini dilemiştir.

Davalılar, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, Adli Tıp Kurulu'nun raporu esas alınarak davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiş, karar Dairemizce onanmış, davacılar bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.

Borçlar Kanunu’nun vekâlet akdini düzenleyen 386 ve devamı maddeleri uyarınca “Davanın temeli vekillik sözleşmesi olup, özen borcuna aykırılığa dayandırılmıştır.

Vekil vekâlet görenine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur.Vekilin sorumluluğu, genel olarak işçinin Sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır. Vekil işçi gibi özenle davranmak zorunda olup, en hafif kusurunda bile sorumludur.

(BK.nun 321/1 md.) O nedenle, doktorun meslek alanı içinde olan bütün kusurları, hafif de olsa, sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir.Doktor hastasının zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumun gerektirdiği önlemleri eksiksiz biçimde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır.

Asgari düzeyde dahi olsa,bir tereddüt doğuran durumlarda bu tereddüdünü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve bu arada da koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir seçim yapılırken, hastanın ve hastalığın özellikleri göz önünde tutulmak, onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınılmak ve en emin yol seçilmelidir.

Gerçekten de müvekkil (hasta) mesleki bir iş gören doktor olan vekilden tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat göstermesini beklemek hakkına sahiptir.Gereken özeni göstermeyen vekil, BK.nun 394/1. maddesi hükmü uyarınca vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır. Tıbbın gerek ve kurallarına uygun davranılmakla birlikte sonuç değişmemiş ise doktor sorumlu tutulmamalıdır.

Önemli bir diğer düzenleme de az yukarıda açıklandığı üzere AVRUPA BİYOTIP SÖZLEŞMESİDİR. Bu sözleşme 9.12.2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Bu sözleşmenin “Amaç” başlıklı 1. maddesinde; “Bu sözleşmenin tarafları, tüm insanlarnı haysiyetini ve kimliğini koruyacak ve biyoloji ve tıbbın uygulanmasında, ayırım yapmadan herkesin, bütünlüğüne ve diğer hak ve özgürlüklerine saygı gösterilmesini güvence altına almakla yükümlüdürler” Sözleşmenin 4. maddesinde ise, “Meslek Kurallarına Uyma” başlığı altında; “Araştırma dahil, ... alanında herhangi bir müdahalenin, ilgili mesleki yükümlülükler ve standartlara uygun olarak yapılması gerekir.” denilmektedir. Sözleşme iç hukukumuzun bir parçası haline gelmiştir. Bu durumda, her türlü tıbbi müdahalenin mesleki yükümlülükler ve standartlara uygun olması benimsenmiştir.

Diğer yandan, Biyotıp Sözleşmesinin 5. maddesinde “...” konusu düzenlenmiş ve ... alanında herhnagi bir müdahale, ilgili kişinin bu müdahaleye özgürce ve bilgilendirilmiş bir şekilde muvafakat etmesinden sonra yapılabilir. Bu kişiye, önceden, müdahalenin amacı ve niteliği ile sonuçları ve tehlikeleri hakkında uygun bilgiler verilecektir. İlgili kişi muvafakatını her zaman serbestçe geri alabilecektir.

Düzenlemesiyle rızanın kapsamı belirlenmiş ve Dairemizin Yerleşik uygulamalarına paralel düzenlemeler getirilmiştir. Salt ameliyata rıza göstermek yeterli değildir. Ayrıca, komplikasyonların da izah edilmesi gerekmektedir. 6. maddenin 2. bendinde ise, küçüğü sadece temsilcisinin veya kanun tarafından belirlenen makam, kişi veya kuruluşun izli ile müdahelede bulunulabilir.” düzenlemesiyle de, bu durumda velayeten anne-babanın rıza verebileceği açıklanmıştır.

Ancak bu rızanın da az yukarıda vurgulandığı üzere aydınlatılmış rıza olması gerekir.

Nitekim Hekim Etiği Yönetmeliği'nin 26. maddesinde düzenleme yapılmış ve "Hekim hastasını, hastanın ... durumu ve konulan tanı, önerilen tedavi yönteminin türü, başarı şansı ve süresi, tedavi yönteminin hastanın sağlığı için taşıdığı riskler, verilen ilaçların kullanılışı ve olası yan etkileri, hastanın önerilen tedaviyi kabul etmemesi durumunda hastalığın yaratacağı sonuçlar, olası tedavi seçenekleri ve riskleri konularında aydınlatır.

Yapılacak aydınlatma hastanın kültürel, toplumsal ve ruhsal durumuna özen gösteren bir uygunlukta olmalıdır. Bilgiler hasta tarafından anlaşılabilecek biçimde verilmelidir. Hastanın dışında bilgilendirilecek kişileri, hasta kendisi belirler. Sağlıkla ilgili her türlü girişim, kişinin özgür ve aydınlatılmış onamı ile yapılabilir. Alınan onam, baskı, tehdit, eksik aydınlatma ya da kandırma yoluyla alındıysa geçersizdir.

Acil durumlar ile, hastanın reşit olmaması veya bilincinin kapalı olduğu ya da karar veremeyeceği durumlarda yasal temsilcisinin izni alınır. Düzenlemesiyle aydınlatmanın ne şekilde yapılacağı açıklanmıştır. Aydınlatılmış onamda ise ispat külfeti hekim yada hastanededir. Ancak, öncelikle, somut olayda Davacıların müşterek çocuğu...'ın ameliyatı nedeniyle oluşan durumda tıbbi hata mı komplikasyon mu olduğu değerlendirilmelidir.Adli Tıp Raporu bu anlamda yeterli değildir. Davacı taraf adli Tıp Raporuna itiraz etmiş, ancak mahkemece bu husus dikkate alınmamıştır. Adli Tıp Kurumu raporlarının bağlayıcı yönü bulunmamaktadır.

Somut olaya dönecek olursak.

Davacıların çocuğu...'ın ayrı yumurta ikizi olup, kardeşine göre gelişme geriliği ve kafada şekil bozukluğu nedeniyle davalı hastaneye başvurdukları ameliyat sonrası Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'nun 31.10.2008 tarihli muayenesinde flask tetreplejik olduğunan saptandığı, kurulun 14.7.2010 tarihli raporunda ise, “ameliyat öncesi hastanın kan biyokimyası tam kan, çocuk hastalıkları konsültasyonu yaptırıldığı, özellik saptanmadığı, ameliyat öncesi anestezi değerlendirme formu mevcut olup, ASA III risk grubunda hastanın değerlendirilmiş olduğu,

1.3.2008 tarihli aneztezi fişi incelendiğinde, hastaya kullanılan ilaçlar ve dozlarının uygun olup, nabız, tansiyon, ateş SPO 2 takibi yapılmış olduğu peroperatuar dönemde vital bulgular stabil olup sponton solunum da hastanın uyandığı ve yoğun bakıma gönderildiği, birlikte değerlendirildiğinde, hastanın ameliyat öncesi anesteziye hazırlanması ve uygulanan anestezinin de tıp kurallarına uygun olduğu, yoğum bakıma kabul edilen hastanın konvülziyonları olup bu nedenle gerekli tedavilerinin de verilmiş olduğu, hastanın ameliyat sonrası yoğun bakımdaki takipleri de tıbben uygun olduğu,

ancak hasta takilerinde çekilen kranial MRG de iskemik hipoksik tablonunu geliştiği görüldüğü, ortaya çıkan bu tablonun ameliyat sırasında mı, ameliyat sonrasi konvülziyonlara bağlı mı, yoksa başka bir nedene mi bağlı olduğunun belirlenemeyeceği, tıbbi belgelere göre ameliyat kararı verilmesi ve yapılan ameliyatın da tıbben uygun olduğu” mütalaa olunmuştur.

Bu durumda öncelikle, Mahkemece Adli Tıp Kurumu'nun raporunun hüküm tesisi için elverişli olmaması nedeniyle konusunda uzman, aralarında Göğüs Hastalıkları uzmanını da bulunduğu ve akademik kariyere sahip bilirkilerin bulunduğu heyete dosyanın tevdi edilerek,az yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda rapor alınmalı, Küçükte oluşan sonuçların ameliyatla ilgili olup olmadığı belirlenmeli, ameliyata bağlı olduğu anlaşıldığı taktirde neden kaynaklandığı kesin bir biçimde saptanmalı,

tabbi hata olmayıp komplikasyon olduğu sonucuna varılırsa aydınlatılmış onamda ispat külfetinin davalılarda olduğu gözetilerek davalıların sorumlu olduğu kabul edilmeli ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle bozulması gerekirken zuhulen onandığı bu kez yapılan incelemeyle anlaşıldığından Dairemizin onama kararı kaldırılarak, açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizin 19.11.2012 gün ve 2012-1068-25942 sayılı kararının kaldırılmasına, kararın Davacılar yararına BOZULMASINA, evvelce alınan 21,15 TL onama harcı ile 43,90 TL karar düzeltme harcının iadesine, 11.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/2273, K. 2013/9491, 11 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/2273
Karar No
2013/9491
Tarih
11 Nisan 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2013/2273 K.2013/6200
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2013/2274 K.2013/5676
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2013/2274 K.2013/7459
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2013/2274 K.2013/9512
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2013/2274 K.2013/6219
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/2274 K.2013/8995

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.