KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2013/23017 E., 2014/22718 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2014
- Mahkemesi
- Ödemiş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 13/03/2013
- Numarası
- 2012/291-2013/158
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Recep Sadık Katırcı ile davalı vekili avukat Ebru Erbay'ın gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar Yunus’un mirasçıları olduklarını,murislerinin davalı ile aralarında yaptıkları anlaşma ile ortak hisseli dükkanlardan büyük olandaki hissesini davalıya devrettiğini, davalının da küçük dükkandaki hissesini murislerine devrettiğini,aradaki 11 metrekare fark için davalının eşi Halime’ye anne-babasından kalacak yerdeki miras hissesini devretmesinin kararlaştırıldığını, bunu teminen Halime’nin davacılardan Fatma’ya 18.5.1992 tarihinde vekaletname verdiğini, ancak taşınmazın devredilmediğini, Halime’nin öldüğünü sonra da murislerinin öldüğünü bildirerek, iki dükkan arasındaki değer farkının tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı zamanaşımı itirazında da bulunmak suretiyle davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacılar murislerinin davalı ile yaptıkları anlaşmaya davalının uymaması nedeniyle anlaşma gereği bedelsiz devredilen dükkanlar arasındaki metrekare farkının rayiç değerinin davalıdan tahsiline karar verilmesi için eldeki davayı açmışlardır. Davalı, zamanaşımı itirazında bulunmuş, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece,davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkeme kararının gerekçesinin incelenmesinde,davanın hem zamanaşımı hem de esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davanın zamanaşımından reddi halinde esasa girilemeyeceği gözetildiğinde öncelikle davanın reddine ilişkin sebepler arasındaki çelişkinin ortadan kaldırılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/23017, K. 2014/22718, 3 Temmuz 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama