KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2013/24290 E., 2013/25805 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ... kentsel dönüşüm projesi çerçevesinde davalının kendisine daire vermesi karşılığında arsasını davalıya devrettiğini, ancak sadece enkaz bedelinin ödendiğini belirterek, bina ve müştemilatların sözleşme tarihindeki değerinin belirlenerek şimdilik 2.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiş, daha sonra talebini 20.877,51 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı bu davada, davalı ile yaptığı sözleşme uyarınca kendisine ait bina ve müştemilatların davalıya bedeli karşılığında devri sonucu eksik ödeme yapıldığını, bina ve müştemilatların dava tarihindeki değerinin saptanıp tahsilini istemiş, mahkemece davacının analiz raporundaki bedeli isteyebileceği kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Taraflar arasında düzenlenen 2.5.2012 tarihli sözleşmede, sözleşmenin eki niteliğinde bulunan 524 numaralı analiz raporunda müştemilat ve ağaç bedeli olarak belirlenen 20.902,51 TL.nin davacının borcundan mahsup edildiği anlaşılmaktadır.
Analiz raporunda belirlenen yapı bedelinin, sözleşmede davacının borcu olarak belirtilen miktardan mahsup edildiği anlaşıldığından davacı analiz raporunda gösterilen yapı bedelinden başka bir şey talep edemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekir. Mahkemece değinilen bu yön
gözetilerek davanın bütünüyle reddi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 2-Yukarıda belirtilen bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/24290, K. 2013/25805, 23 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama