KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2013/2553 E., 2013/7123 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı Belediyenin ‘kendi evini kendin yap projesi’ kapsamında müracaatı üzerine kendisine 8.500.000 TL(eski) karşılığı bir taşınmazın ½’sini tahsis ettiğini, ne var ki davalının daha sonra projeden vazgeçtiğini ancak kendisi tarafından yapılan ödemeyi iade etmediğini, bu nedenle zarara uğradığını ileri sürerek,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile rayiç bedel kapsamında 10.000TL (yeni)’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile talebini 40.000TL(yeni)’ye çıkarmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun Gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı Belediyenin yürüttüğü proje kapsamında davalıya ödediği bedel karşılığı kendi adına taşınmaz hissesi tahsis edildiğini, projeden vazgeçilmesi nedeniyle yapılan tahsis işleminin Belediye tarafından iptal edildiğini ancak ödediği paranın kendisine iade edilmediğini ileri sürerek ıslahla birlikte toplam 40.000TL alacağın tahsili istemiyle eldeki davayı açmış,mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı tarafından miktar yönünden bilirkişi raporuna itiraz edilmiş olup gerek dosya içerisindeki bu dava tarihi ile çok yakın tarihlerde açılmış davalar ve gerekse yakın tarihlerde açılmış başka davalar sebebi ile Dairemize temyiz incelemesine gelen dosyalarda taşınmaz değerinin daha az olduğu, aradaki farkın makul bir şekilde izah edilemediği anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle aynı miktarda yerle ilgili taşınmaz değerinin farklılığının sebebi araştırılarak taraf ve Yargıtay denetimine elverişli bir rapor tanzimi ile hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/2553, K. 2013/7123, 21 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama