KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2013/26343 E., 2014/6422 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ...'in ... plakalı aracını satın aldığını, satış bedeli olarak kendine ait ... plakalı aracı,5.000,00 TL nakit para ve bedeli daha sonra ödenen 2.000,00 TL tutarında senet verdiğini, satın aldığı ... plakalı aracın noter satışının yapıldığını, bilahare emniyet yetkililerince aracın çalıntı olduğundan bahisle araca el konulduğundan, uğradığı zarar nedeniyle davalı ... ile tescil işlemlerinde kusuru bulunan İçişleri Bakanlığının sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL nin araca el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı İçişleri Bakanlığı,dava konusu olay nedeniyle idarenin sorumluğunun söz konusu olmadığını, davanın zaman aşımına uğradığını savunarak davanın reddine dilemiştir. Davalı ...'e usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen duruşmalara katılmadığı gibi, davaya cevap da vermemiştir.
Mahkemece, davalı Maliye Hazinesi hakkında açılan davanın husumet yönünden reddine, İstekle bağlı kalınarak 10.000,00 TL nin ... plakalı araca el koyma tarihi 19.2.2009 dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına davacının, yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı İçişleri Bakanlığı bir kamu tüzel kişiliği olup kural olarak, işlem ve eylemleri kamusal nitelik taşır. Dava konusu olayda, idarenin hizmet kusuru olduğu ileri sürülmüştür. İdarenin hizmet kusurundan doğan zararlardan dolayı İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince ilgili idareye karşı idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerekir. Görev sorunu, açıkça veya hiç ileri sürülmese de yargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliğinden gözetilir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalılardan Sağlık Bakanlığı yönünden yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, husumet yönünden red kararı verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK.nun 438/7. maddesi gereğince, sonucu itibari ile doğru olan hükmün, gerekçesinin, yukarıda açıklandığı şekliyle düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/26343, K. 2014/6422, 7 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama