KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2013/26590 E., 2014/3772 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Bergama 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 25/06/2013
- Numarası
- 2012/443-2013/250
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında kredi kartı üyelik sözleşmesi olduğunu, kredi borcundan dolayı emekli maaşından kesinti yapıldığını bunun doğru olmadığını, iadesi için yaptığı takibe itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 icra ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, tüketici kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için, kanunun amacı içerisinde tanımlanan taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesinde belirlenen tanımlar dikkate alındığında, somut olayın 4077 sayılı kanun kapsamında kaldığı anlaşılmakta olup, aynı kanunun 23. maddesi, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir.
Bu ilkeler ışığında, mahkemece davanın tüketici mahkemesi sıfatıyla çözümlenmesi gerektiği göz önünde bulundurulmaksızın genel mahkeme sıfatıyla görülüp karara bağlanması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/26590, K. 2014/3772, 13 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama