KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2013/26988 E., 2014/5090 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2014
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olduğunu, davalı adına icra takipleri yaptığını ve dava dosyalarında vekilliğini yürüttüğünü, davalının avukatlık ücretini ödemediğini, ücretin tahsili için yaptığı icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaline ve 2.350.00 TL üzerinden takibin devamına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, avukatlık ücret alacağı için 17.03.2004 tarihli ibra belgesi düzenlendiğini, bu belgeye göre davalının 2.350.000.000 TL (eski TL) vekalet ücretini 17.05.2004 tarihinde ödemeyi kabul ettiğini belirterek 2.350.00 TL alacak ve 6.110 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.460.00 TL için icra takibi başlatmıştır. Mahkemece, asıl alacak yönünden davanın kabulüne ve davalının temerrüte düşmediği gerekçesiyle talep edilen faiz yönünden reddine karar verilmiştir.
Borçlar Kanununun 101/2 maddesi gereğince ödeme tarihinin taraflarca kesin ve açık olarak belirlenmesi nedeniyle borçlunun ayrıca temerrüde düşürülmesi gerekmez. Somut olayda; davacı ve davalı dava konusu vekalet ücretinin 17.05.2004 tarihinde ödenmesini kararlaştırmışlardır. Bu husus tarafların ve mahkemenin kabulündedir. Buna rağmen davalının temerrüte düşmediğinin kabulüne yasal olanak bulunmamaktadır. Davalının belirlenen tarihte borcunu 2013/26988-2014/5090
ödemeyerek temerrüte düştüğü ve ibra belgesinde kararlaştırılan faizi ödemesi gerektiğinin kabulü gerekir. O halde; mahkemece, davalının taraflarca serbestçe belirlenen vade tarihi olan 17.05.2004'de borcu ödemeyerek temerrüte düştüğü kabul edilerek davacının faize ilişkin talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu yön göz ardı edilerek yanlış düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’nun 437/8 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/26988, K. 2014/5090, 25 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama