KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2013/30032 E., 2014/6050 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2014
- Mahkemesi
- Ankara 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 02/05/2013
- Numarası
- 2011/451-2013/97
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, emlak komisyoncusu olduğunu, davalının taşınmazının devri için sözleşme yaptıklarını, sözleşme gereğinin kendisi tarafından yerine getrilmeye başlanılmasına, müşteri bulunup taşınmazın gösterilmesine rağmen davalı tarafından haksız yere sözleşmenin feshedildiğini ancak komisyon ücretine hak kazanıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000 TL' nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, 10.000 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-BK.404/3 maddesi hükmüne göre gayrimenkul tellallığı akdi yazılı şekilde yapılmadıkça muteber olmaz. Yasanın bu hükmü emredici niteliktedir. Tellallık sözleşmesi için öngörülen yazılı şekil ispat değil, geçerlilik şartıdır. Bu hususu mahkemenin kendiliğinden nazara alması gerekir.
Somut olayda, taraflar arasında düzenlenen 13.5.2011 tarihli iki sayfadan ibaret emlak sözleşmesinin incelenmesinde; tarafları borç ve yükümlülük altına sokan ilk sayfada imza bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda, taraflar arasında yazılı olarak yapılmış geçerli bir tellallık sözleşmesinin varlığından bahsedilemez. Açıklanan nedenle davacı tellallık ücretine hak kazanamamıştır.
O halde mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/30032, K. 2014/6050, 5 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama