KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2013/30062 E., 2014/7855 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2014
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan kullandığı konut kredisi için dosya masrafı ve yapılandırma masrafı adı altında kendisinden haksız tahsil edildiğini ileri sürdüğü 2.000 TL için davalı aleyhine başlattığı icra takibine yönelik itirazın iptali ile davalının %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı, davacıdan tahsil edilen tutarların sözleşme ve öncesi bilgi formu uyarınca alınıp hukuka aykırılık olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, itirazın iptaline, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine dair verilen karar davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce icra inkar tazminatına hukmedilebilmesi için borclunun takip sırasında odeme emrine itiraz etmesı alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. Ayrıca alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu
tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte yada bilmesi gerekmekte, boylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Açıklanan bu yasal kurallar ve ilkeler ışığında alacağın likit olduğunun kabulü zorunlu olup, mahkemece asıl alacak üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hukmedilmesi gerekirken, yanlış degerlendirme sonucu istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip HUMK.' nun 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmelidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/30062, K. 2014/7855, 19 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama