İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2013/31405 K.2014/19428

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2013/31405Karar2014/19428Tarih17 Haziran 2014Okuma4 dk · 896 kelime

KÜNYE

13. Hukuk Dairesi 2013/31405 E., 2014/19428 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Haziran 2014
Mahkemesi
Kütahya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
04/07/2013
Numarası
2004/639-2013/249
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

896 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, dava ve ıslah dilekçeleri ile, davalı avukatın, Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/677 esas 2003/106 karar sayılı kamulaştırmasız el atma davasında, yedi hissedarla birlikte kendisini vekil olarak temsil ettiğini, kendisi ve dava dışı A.Y.haricindeki beş hissedarınz davalıyı azlettiğini, davalının, tüm vekalet verenler hakkında Kütahya 2. İcra Müdürlüğünün 2004/181 esas sayılı dosyası üzerinden toplam 2.800.000,00 TL vekalet ücreti alacağı için takip başlattığını, davalıyı azleden beş kişinin takibe itiraz ettiklerini, kendisi ve dava dışı A.

Y. ise, davalının, “diğerlerinden ne kadar ücret alırsa kendilerinden de o kadar ücret talep edeceği” konusundaki vaadine aldanarak itiraz etmediklerini, takip miktarının 1/8’i olan 350.000,00 TL’nin kendi hissesine isabet eden miktar olduğunu, diğer borçluların takibe itirazı üzerine davalı tarafından açılan itirazın iptali davasında, taraflar arasındaki vekalet ücret sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespit edildiğini, bu durumda davalının talep edebileceği vekalet ücreti ile kendisine vekaleten DSİ’den tahsil edip de ödemediği miktarlar dikkate alındığında, davalıya borçlu olmadığı gibi, aksine alacaklı olduğunu ileri sürerek,

takip dosyasında kendi hissesine isabet eden 350.000,00 TL miktar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, %40 inkar tazminatının tahsiline, davalı tarafından DSİ’den tahsil edilen miktarlardan, hak ettiği vekalet ücretinin mahsubundan sonra kalan 170.323,00 TL’nin ise faiziyle birlikte iadesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı, diğer hissedarlarla birlikte takip miktarından müteselsilen sorumlu olan davacının, iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, “davalı avukatın, toplam sekiz kişi hakkında 2.800.000,00 TL üzerinden müteselsilen tahsil talepli icra takibi başlatması üzerine, davacının, takibe itiraz etmemekle, bu tutar üzerinden müteselsil sorumluluğu kesinleştiği halde, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmaksızın borcun 1/8 tutarı olan 350.000,00 TL üzerinden borçlu olmadığının tespiti istemiyle dava açtığı, bu durumda davacının, dava etmediği ve fazlaya ilişkin talep hakkını saklı tutmadığı için icra takibinden arta kalan (2.800.000,00-350.000,00 TL) 2.450.000,00 TL daha ilave borcu bulunduğundan, 350.000,00 TL nedeniyle borçlu olmadığı tespit edilse bile bu miktarın,

itiraz etmediği alacak kesimini karşılamadığı gerekçesiyle davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı” belirtilerek, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, müvekkil-avukat olan taraflar arasındaki vekalet sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve istirdat istemine ilişkin olup, davacı, davalı tarafından başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemiyle eldeki davayı açmış, daha sonra vermiş olduğu ıslah dilekçesi ile ayrıca, davalının vekaleten tahsil edip de, hak etmiş olduğu vekalet ücretinden fazla bir miktarı uhdesinde alıkoyduğu iddiasıyla istirdat isteminde de bulunmuştur.

Davacı ile birlikte sekiz hissedarın, kamulaştırmasız el atma davası açması için davalıya vekaletname verdikleri, davalının, DSİ Genel Müdürlüğüne karşı açmış olduğu kamulaştırma davasını takip edip, sonuçlandırdığı, müvekkilleri adına bir kısım tahsilatlar yaptığı, bu tahsilatları müvekkillerine ödememesi üzerine bunlardan beşi tarafından azledildiği, bunun üzerine davacı ile birlikte sekiz müvekkiline karşı, ücret sözleşmesinde öngörülen 2.800.000,00 TL vekalet ücretinin müteselsilen tahsili istemiyle takip başlattığı, davalıyı azletmiş olan takip borçlularının takibe vaki itirazları üzerine,

Kütahya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/101 esas 2010/137 karar sayılı dosyası üzerinden açılan itirazın iptali davasında; vekalet ücret sözleşmesinin geçersiz olup, davalı avukatın, beş hissedardan, her birinden 23.958,00 TL olmak üzere toplam 119.792,50 TL vekalet ücreti talep edebileceği kabul edilerek, daha önceden tahsil etmiş olduğu miktarların, hak etmiş olduğu vekalet ücretinden fazla olması nedeniyle davanın reddine karar verildiği, verilen bu kararın temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Davacı, davalı tarafından sekiz hissedara karşı, toplam 2.800.000,00 TL üzerinden başlatılan icra takibinde, takip miktarının 1/8’i olan 350.000,00 TL’nin kendi hissesine isabet ettiğini belirterek, borçlu olmadığının tespiti istemiyle eldeki davayı açmış, dava tarihi itibariyle, davalı tarafından takibe itiraz eden diğer takip borçlularına karşı açılmış olan itirazın iptali davası devam etmekte olduğundan, söz konusu davanın bekletici sorun yapılmasını istemiş, bu davanın sonucuna göre, fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğunu da belirtmiştir.

Davacı, esasen davalının hak etmiş olduğu vekalet ücretinin, dava tarihi itibariyle devam etmekte olan söz konusu itirazın iptali davası ile belirleneceğini, davalıya borçlu olup olmadığının, borçlu ise bunun miktarının, bu davanın sonucunda ortaya çıkacağını gerek dava, gerekse daha sonra verdiği tüm dilekçelerinde açıklamıştır.

Hemen belirtmek gerekir ki; davacının, hakkındaki icra takibine süresinde itiraz etmeyerek, takibin belirtilen miktar üzerinden kesinleşmesi, sadece takip hukuku yönünden geçerli olup, maddi hukuk açısından ise, davacının davalıya borçlu olduğunu göstermez. Her ne kadar sekiz hissedara karşı başlatılan takip miktarı 2.800.000,00 TL olup, takipte bu miktarın “müteselsilen tahsili” talep edilmişse de, davacı kendi hissesine düşecek olan takip miktarı üzerinden “borç tehdidi” altında olduğunu düşünerek eldeki davayı açmış, dava değerini 350.000,00 TL olarak gösterip, peşin harcı da bu miktar üzerinden yatırmıştır. Yoksa davacının, takip miktarının geri kalan 2.450.000,00 TL’lik kısmını, borcu olarak benimseyip kabul ettiğine dair bir beyan ve iradesi bulunmamaktadır.

Gerçekten de, gerek dava dilekçesinden, gerekse daha sonra verilmiş olan ve talebe açıklık getiren tüm dilekçelerden, davacının iş bu davadaki amaç ve iradesinin, davalı tarafından başlatılan takip nedeniyle kısmen değil, tümüyle borçlu olmadığının tespiti istemine yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim menfi tespit davasının amacı da, kesinleşen takip nedeniyle borcun hiç bulunmadığının ya da istenilen kadar borçlu bulunmadığının tespitidir. O halde, davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı mevcut olup, mahkemece işin esası incelenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 17.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/31405, K. 2014/19428, 17 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/31405
Karar No
2014/19428
Tarih
17 Haziran 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/31411 K.2014/21646
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/31417 K.2014/22647
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2013/31438 K.2014/24691
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/31464 K.2014/15955
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/31470 K.2014/20341
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2013/31473 K.2014/24688

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.